reklam banner'' width=-
-
MEMDUH SARI

MEMDUH SARI

[email protected]

DİNDAR OLMAK İÇİN ADALETLİ, TAKVALI VE KEREMLİ OLMAK LAZIMDIR…

10 Ekim 2020 - 12:30

Söze önce, ”Mülk Allah’ındır” diyerek başlamak lazımdır…
Hiç şüphesiz ki, ”Mülk Allah’ındır” demek lazımdır…

Vereninde, alanında Allah olduğunu unutmamak lazımdır…

Söz Allah’ın, Adalet Allah’ın, takvayı veren, insanı cömert kılan, kişiyi vicdanlı yapanın Allah olduğunu bilmek lazımdır…
Bu ölçüleri, dine koyan bizzat Allah’dır…

Kibir, hırs ve haset” şeytani duygulardır. Bu duyguların içini insan doldurur. Ve insan o andan itibaren şeytana dönüşür.

Eğer bir insana “dindar” diyorsanız, siz onun adil, takva sahibi ve cömert olduğunu söylemiş olursunuz. İyi Müslüman, kötü Müslüman tarifleri de aynen böyledir.
Eğer kişi, insanlarla olan davranışlarını bu ölçüler içinde tutuyorsa, benim için kişinin başka bir dinden olması mühim değildir. Benim için kişinin “er meydanında” ne yaptığı önemlidir…

Anlaşılması açısından Kuran’da sıkça bahsedilen “Takva, Adalet ve Kerem” kavramları üzerinde çokça durulması gerekir…

TAKVA, aklınıza gelebilecek ne kadar şey varsa, onlara zarar vermekten sakınmaktır. Kişi yaptığı şeylerden dolayı Allah’ın öfkesini çekmekten, doğaya, çevreye, insanlığa, kurda/kuşa, cenine verilebilecek zarar ve ziyandan sakınmaktır.
İnanan kişi isterse bin kez Hacca varsın fark etmez.

Allah katında en keremliniz en takvalı olanınızdır.” (Hucurat; 13)

Hz. Resul buyurdu ki; “Sizin en takvalı olanınız, insanlara zarar vermekten sakınanızdır”.

Hz. Nebiye arkadaşları dediler ki:
Ey Allah’ın Elçisi verecek bir şeyimiz yok ki verelim, nasıl kerim olalım?”
Allah’ın Elçisi de:
Tebessüm de sadakadır” söyledi.

İşte üstünlük ve işte sakınmak budur.
Takvayı, Adaleti ve Cömertliği bu sözlerden daha güzel anlatan başka bir söz daha var mıdır bilmiyorum…

Ben, üstünlüğün ölçüsü olarak takvanın içinde ”kerem ve adalet” kavramını gördüm. Şerefli, Saygın, asil ve üstün olanların keremli ve adil insanlar olduğunu gördüm. Sizlerde aklederseniz, pekâlâ görürsünüz. Yani Cennetin kapısını cömertlerin açtığını görürsünüz.

Kur’an’ın varlık gerekçesi olan “Adalet”, “Takva” ve “Kerem” sahibi yapmak için Allah insanı hayatın merkezine almıştır. Yani insan, hayatta öznedir.
Bunun nasıl olacağını, cömertliğin ve adaletin nasıl olması gerektiğini Hz. Resulü Ekrem, 23 yıl süren hayatında misallerle göstermiştir.
Salat ve Selam Ona olsun…

Hz. Resul buyurdu ki:
“Eğer bir kişinin dindar olduğunu görmek isterseniz, onun “dinar ve dirhemi” eline geçirdiğinde, nasıl kullandığına bakın.”
Demek ki kişi hangi dinden olursa olun fark etmez, diğer insanlara karşı yaptığı davranışlarına bakın…
Kuran’ın Mekke’den itibaren kullandığı en esaslı kavramlardan biri de Karz-ı Hasen’dir.

Karz, kredi demek.
Karz-ı Hasen, görmediğimiz fakat varlığına inandığımız Allah’a karşılıksız kredi açmak, karşılıksız Allah’a borç vermek demektir.
Nifakla infak konusu, Medine döneminde ortaya çıkmıştır.

Kur’an’ın dilinden düşürmediği sözlerin başında “infak” konusu gelir. Yani Mekke döneminde münafık yok iken, Medine döneminde münafıklar, mantar gibi bitmiştir!

Dine özgü Nüsuklar, kişinin davranışlarını güzelleştirir.
Nüsuklar vakti, zamanı ve miktarı belli olan şeylerdir. Namaz kılmak, Oruç tutmak, Hacca gitmek gibi…

Hâlbuki Kuran’a dokunmak, sayfalarını açmak, okumak, anlamaya çalışmak, ayetlerinin üzerinde tefekkür etmek, hayat yolculuğunda yoldaş yapmak, iyi günde/kötü günde, hazarda/seferde, savaşta/barışta, özelde/kamuda, yaşamın akan damarlarında dolaştırmak gerekir ki, ona saygı duymuş olasınız…

Kuran’da ki “oku” sözü, Resul-i Ekrem’e herhangi bir metni yüzüne oku denmiyor. Çünkü bu sesleniş sıradan bir sesleniş değildir.
Bu okuma “Git insanları uyandır, onları Allah’ın mesajına çağır, İslam’ın mesajını insanlara taşı, sorumluluğu yüklen” şeklinde anlaşılmalıdır.
Senin Rabbin “Ekrem’dir.” Sözü ile Cenabı Allah kendisini, kullarına Kerim (cömert) olarak tanıtıyor. Resulüne Ekrem diyor. İnsanlığın da bu örneklerden ilham alarak “CÖMERT” olmaları isteniyor…
 
Mahmut AKYOL  
 

reklam banner'' width=.
Bu yazı 283 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum