Başlığın gerçek olup olmadığının tespiti için 1920’e gidilmeli.
Bu gün 86 Milyonun birlikte kutlayacağı “ 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı” isminin başındaki “23 Nisan” kelimesinin ardına görüldüğü gibi” Milli Egemenlik” bunun ardına ise “Çocuk Bayramı” ibaresi getirilmiş.
Bu geleceğimiz olan çocuklara hediye edilen Bayramın yıl dönümü işgal altındaki ülkemizi düşmanlardan kurtarmak için kurulan” Büyük Millet Meclisi” nin açıldığı gündür.
Meclisin kurulma sebebi başkenti de ,dolayısıyla ülkenin en büyük yöneticisi olan Padişahı da işgal kuvvetleri tarafından tutsak edilen resmen olmasa da fiilen başsız kalan ülkenin ancak milletin imanlarıyla bir araya gelerek aralarından seçecekleri, maddi ve manevi olarak ta destekleyecekleri vekillerin organizasyonuyla kurtarılabileceği kanaatine varıldı.
Padişah Vahdettin tarafından 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a gönderilen geleceğin Atatürk’ü Mustafa Kemal Paşa başkanlığında Erzurum ve Sivas kongreleri yapıldı.
CUMA NAMAZINDAN ÇIKANLARI HACI BAYRAM CAMİSİNDEN MECLİS BİNASINA KADAR GETİRDİKLERİ TEKBİRLERLER VE SALAATLARLA ULAŞTIKLARI BİNA TEKBİR, SALAVAT VE DUALARLA AÇILDI!
Erzurum ve Sivas kongrelerinin ardından ülkemizin tüm vilayetlerinden gönderilen temsilciler tarafından 23 Nisan 1920 günü Hacı Bayramı Veli Camisinde kılınan Cuma Namazından çıkanların yol boyunca getirdikleri tekbirler, salavatlar ve dualarla açılan Büyük Millet Meclisimiz Ankara’da çalışmalarına başladı.
Kapısında “Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir” yazan ülkemizin düşmandan kurtarılması sağlandıktan sonra Osmanlının külleri üzerinde yeni bir devlet kurulmasını ve bu ülkenin idaresinin ise millet tarafından iradesiyle seçecekleri vekilleri tarafından gerçekleştirilmesini sağlayacak Cumhuriyet idaresi kuruldu.
1923-38 arası kısa bir dönem iki çok partili devam etmeyen kısa deneme gibi eksiye rağmen günümüz ademi merkeziyetçiliğine yakın bir idare uygulandı.
O dönemde yani 1938’e kadarda, bu tarihten 12 yıl sonra yapılan 1950 seçimlerine kadarki tek parti döneminde iktidar olanlar aynı zamanda tüm atanmışların üzerinde mutlak bir hakimiyet sahip oldular.
Fakat bu dönemde maalesef ve maalesef bu ilk Meclis binasının ve birkaç yüz metre aşağısına yapılan ikinci TBMM’si binasının kapısında da aynı ibare olmasına rağmen tek parti iktidarında bu ibare söz olmaktan öteye geçemedi.
1946 Genel Seçimlerinden sonra 1950 Genel Seçimleri için millet tarafından kendisine verilen iradesini gizli oy açık tasnifle kullanma yetkisinin gereğini yaptığı 14 Mayıs 1950’deki genel seçimi kazanan DP’nin hükümet kurup çalışmalarına başlamasına kadar TBMM’nin kapısında yazılı olan ibare sözden öteye geçemedi.
Mevla’mız izin verirse Cumartesi günü Halka hizmetin Hakka hizmet olduğu bilinciyle O yüce rızaya ulaşma çerçevesinde Meclis kapısında yazılı olan milli egemenliğin kimler tarafından resmen ve alenen gasp edilmesini yazacağım.
Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kapısında yazan Milli iradenin kayıtsız şartsız millette olduğu sözünün kuvveden fiile yani teoriden pratiğe dönüşmesi içinde tüm atanmış ve seçilmişleri milli iradeye hizmetkar yapacak düzenlemede dahil milletimizin kıyamete kadar birlik ve dirliğini sağlayacak maddelerinde bulunduğu tam sivil ve tam demokratik anayasanın yapılması dileğiyle TBMM’mizin 106.yıl ile birlikte “Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı ”mız kutlu olsun.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Devamı Pazartesi’ye.
Yorumlar
Kalan Karakter: