Aksaray turizminin kalbi sayılan Belisırma, bugünlerde yeniden bir belirsizlik ve sahipsizlik tartışmasının merkezinde yer alıyor.
Oysa bu bölge, sadece doğal güzellikleriyle değil; yıllardır emeğiyle ayakta duran esnafı, köklü mutfak kültürü ve turizme kattığı değerle Aksaray’ın vitrini konumunda.
Devlette devamlılık varsa bu konuda atılacak adımlar kaldığı yerden devam etmelidir, sayın Vali Mehmet Ali Kumbuzoğlu bir toplantıda aldığı brifing özel idare Genel Sekreterinin ev sahiğipliğinde gerçekleşmiş kurumlar projelerle alternatif fikirler sunmuşlardı, o toplantıya Ömer Ok vasıtasıyla bende davet edildim ve gelişmeler Ümit vericiydi
Sayın Vali Murat Duru konuyu kaldığı yerden devam ettirmelidir, kurumlarla yapılacak yeni bir toplantı turizmi can çekiştirmekten kurtarabilir çünki Ankarayı bilen bir Vali Aksaray için bir şanstır
Ancak son süreçte ortaya çıkan tablo, ne yazık ki kurumsal koordinasyon eksikliğinin ve sorumluluk almaktan kaçınan yaklaşımların somut bir örneği haline gelmiştir.
Bir Proje Var mı, Yok mu?
Aylar süren araştırmalar, yapılan görüşmeler ve elde edilen belgeler şunu açıkça ortaya koyuyor:
Belisırma için hazırlanmış bir proje vardır.
Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından Konya Tabiat Varlıkları Kurulu’na sunulan ve 3002 numaralı dosya ile kayıt altına alınan bu proje, ilk başta inkâr edilmiş; ancak belge numarasının ortaya çıkmasıyla birlikte kabul edilmiştir.
Bu noktada asıl sorun, projenin varlığı değil; nasıl yorumlandığı ve nasıl anlatıldığıdır.
2 Metre mi, 6 Metre mi?
DSİ kanadı projeyi “sadece 2 metrelik bir yaya yolu” olarak ifade ederken, projeyi hazırlayan mühendisler ve dönemin yetkilileri çok daha kapsamlı bir çalışmadan söz ediyor:
6 metre genişliğinde bir yol
Yolun her iki tarafında Nevşehir taşından setler
Irmak kıyısında koruyucu duvarlar
Irmak yatağında genişletme ve derinleştirme çalışmaları
Yani ortada basit bir yürüyüş yolu değil, ciddi bir çevre düzenleme ve koruma projesi bulunmaktadır. Bu proje kuruldan geçmiş durumda,
Asıl Sorun: Sorumluluk Almaktan Kaçış
Bugün gelinen noktada en dikkat çekici husus şudur:
Hiçbir kurum bu projeye tam anlamıyla sahip çıkmak istememektedir.
Toplantılar ertelenmekte, konular birbirine havale edilmekte ve dosya adeta zamana bırakılmaktadır.
Özellikle son dönemde yaşanan afetler sonrası bürokraside oluşan “risk almama refleksi”, Belisırma gibi önemli bir konunun ilerlemesini de sekteye uğratmaktadır.
Oysa Mesele Çok Daha Büyük
Bu sadece bir proje meselesi değildir.
Bu mesele:
Aksaray turizminin geleceği,
Yıllardır orada ekmek kazanan esnafın kaderi,
Ve devlet-vatandaş güven ilişkisinin bir sınavıdır.
Belisırma’da 40 yıldır ailesiyle birlikte hizmet veren işletmeler bugün huzursuz. Çünkü belirsizlik, en az yasak kadar yıpratıcıdır.
Çözüm Açık ve Net
Bu süreç daha fazla uzatılmamalıdır. Yapılması gerekenler bellidir:
Tüm kurumlar ellerindeki bilgi ve belgeleri açıkça ortaya koymalıdır.
DSİ, AFAD, Tabiat Varlıkları Kurulu ve İl Özel İdaresi aynı masada buluşturulmalıdır.
Teknik gerçekler, kişisel yorumlardan ayrılmalıdır.
Karar, ortak akıl ve kamu yararı gözetilerek verilmelidir.
Son Söz
Belisırma, sahipsiz değildir.
Ama sahip çıkılması gereken bir değerdir.
Bu mesele çözüldüğünde kazanan sadece birkaç işletme değil;
Aksaray’ın tamamı olacaktır.
Ve unutulmamalıdır ki, zor zamanlarda çözülen meseleler,
gelecekte hayırla anılan isimler bırakır.
Şimdi karar zamanı.
Yorumlar
Kalan Karakter: