-
-
MEMDUH SARI

MEMDUH SARI

[email protected]

LÜTFEN VİCDANIMIZIN SESİNİ DİNLEYELİM

08 Kasım 2019 - 09:20

Allah'ın Resulü şöyle buyurdu. Allah’tan başka kimsesi olmayan hakkında Allah’tan korkun.  Allah’tan ben ve yetime kefil olan kimse, cennette yan yanayız.( Buharı hadisi. )

Bedensel engellilere yani engelli doğanlara, sonradan engelli olanlara ve ana rahmindeki engellilere karşı nasıl davranmamız gerektiğine de bu vesileyle değinmekte büyük yarar görmekteyim.

1-2-3-4. O Kibirli adam suratını astı ve sırtını dönüp uzaklaştı. 2-yanına ama geldi diye.

3- Ve (sana gelince Ey Nebi)Sen dereden bileceksin o (müşrikin) arınacağına dair bir ihtimal bulunduğunu.

4-Veya alacağı öğüdün kendisine yarar sağlayacağını.

9. Dolayısıyla asla yetime otoriter davranma.

10-İşte sen onu ihmal ediyorsun. (80-ABESE SÜRESİ)

10. Her durumda yardım isteyeni azarlama. (93-DUHA SÜRESİ)

Yukarıdaki ayetler de bedensel engelli bir insandan, diğer kişiler de olduğu gibi normal olan davranışlar beklenemez. Bu nedenle, eğer her hangi bir eksiklik yapmışlarsa bunlar eksiklik olarak görülmemeli ve onların mutlaka hayata ve topluma katılmaları sağlanmalıdır.

Aslında kendileri geri durmak isteseler bile onları hayatın merkezine almaya çalışmak gerekirken, kendisi talip olan bir engellinin mutlak surette bir önceliğe sahip kılınması zorunludur. Peygamberliğin ilk yıllarında henüz inşa edilmemiş bile olsa. Bir süre sonra Hz. Peygamberin bu tür insanlara yönelik çok hassas davrandığı ve onları hayatın merkezine aldığı, hatta Ama olan İbn Ümmi Mektumu iki defa Medine de kendi yerine vekil bıraktığı bilinmektedir.

Yetimlerin ve engellilerin topluma emanet edildiği bilinciyle hareket edenler, kendi öz ve engelsiz çocuklarında önce, yetimler ve özürlülerle ilgilenmelidirler. Bilmelidirler ki onların kimsesi yoktur. Onların kimsesi kendilerine sahip çıkma duyarlılığı gösteren toplum fertleridir. Onlar herkese muhtaçtır. Ve bu ihtiyaç bir gün gelir herkesin kapısını çalabilir. Zira her sağlıklı ve sağlam insanda bir gün kendiside sakatlanabilir.
Bugün sağlam olanlar yarın engelli olabilir, bu gün yardım etmek durumunda olanlar yarın yardıma muhtaç hale gelebilirler. Engelli çocukları olan aileler de şunu unutmamalıdır. İnsan ölünce onun amel defteri kapanır; Ancak sadece üç yoldan açık kalır: Sadaka-i cariye Salih bir çocuk ve kendisinden yararlanılan ilim veya ilmi çalışma. İşte engelli çocukları olup onlarla ilgilenen ailelerin sadaka-i Cariyesi onların çocuklarıdır.

Çocukların her çağrısı ve yardım talebi, aileleri için birer sadakadır. Onların imtihanları aynı zamanda sadaka-i cariyeleri olarak işlemektedir. Engelli çocuklar onların cennet yoldaşlarıdır. Bu çocuklara sahip çıkan herkes bu arkadaşlıktan nasip kar olacaktır. Ana Rahmindeki engelli veya engelsiz çocuklara yaklaşım. Ana rahmindeki ceninler üzerinde çeşitli araştırmalar yapılıp, özürlü doğacağı tahmin edilen veya anlaşılan çocukların hayat hakkı ellerinden alınmaktadır. Bedensel engellilere sahip çıkmaktan ve onlara karşı görevlerini tam anlamıyla yapmaktan kaçınanlar, çareyi çocukları öldürmekte arıyorlar.

Eğer güç gelecekse görme özürlü zora koşulmaz. Yürüme özürlü zora koşulamaz. Hasta zora koşulamaz. (24-NUR/61.)

Gözleri görmeyene ayağı sakat olana ve hastaya Allah yolunda savaşamadığı için bir sorumluluk yoktur. (48-FETİH/17.)

Bilgiye dayanmadan beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allahın kendilerine verdiği rızık olan çocuk nimetinden Allah’a iftira ederek yasaklama yoluyla kendilerini bırakanlar gerçekten ziyana uğramışlardır. Onlar doğru yoldan saptılar yola gelici de değildirler. (6-ENAM/140.)

Bu gibi ayetlerde bedensel engellilere yönelik hüküm esnekliği getiren, Kuran onların hayattan dışlanmamasını emreder. Engelli doğacağı belli olan çocuklar,
İçin o tür rahatsızlıkların tedavisi için araştırmalar yapmak, projeler üretmek ve bilimin bütün verilerini kullanarak çözüm aramak, insan olmanın gereğidir.

Bedensel engellilerin bu durumu hem kendileri için, hem aileleri için, hem de bütünüyle toplum, hatta insanlık için birer imtihandır. İnsan tabi tutulduğu imtihanı başarmalıdır. Bedensel engelli doğmak çocuk için kader olabilirse de engelli kalmak kader değildir. Aksine onun tedavisi için çalışmak da bir kaderdir. Bedensel veya zihinsel engelli çocuk sahibi olma noktasında risk taşıyan evliliklerden mümkün mertebe uzak durmaya çalışmak da bir duyarlılıktır.

Ancak bilinmelidir ki bütün özürlüler bu tür evlilikten kaynaklanmamaktadır. Engelli doğmak her zaman mümkün olduğu gibi sonradan engelli olmak da bazen kaçınılmaz olabilmektedir.

Cinayet işleyen veya yeryüzünde bozgunculuk çıkaran hariç kim bir cana kıyarsa bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Kim de bir hayat kurtarırsa bütün insanlığın kurtarmış gibi olur. (5-MAİDE/32.)

Hayat hakkı en kutsal değerlerdendir. Bunu garanti altına almadan herhangi bir değerden söz edilemez. Şimdilerde yaşanan kürtaj olayları veya aşılanmış yumurta demek olan zigot halindeki ceninin ana rahmine ulaşmasını engelleyen uygulamalarda, çocukların hayat hakkına müdahaleden başka bir şey değildir. Annenin ölümü ile çocuğun ölümü arasındaki bir tercih hali hariç, çocukların doğması hiçbir nedenle engellenemez.

Ceninler için ana rahmi en güvenilir yerdir. Anneler de en güvenilir varlıklardır. Çocukları ana rahmine emanet eden varlık Yüce Allah’tır ve o ana rahmi ile Rahman ve Rahim sıfatlarını aynı kelimeyle paylaşmıştır. Pekiyi çocuk ana rahminde nasıl sakat olarak doğar. Ana tarladır, baba ise tohumdur. Sen ne ekersen o tohumun ürününü alırsın. Bu şuna benzer bir elma ağacının bakımını zamanında yapmazsan, aşısını geciktirirsen çok fazla sağlam ürün alamazsın.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. İnsanı oluşturacak (döl) menide aynen böyledir. İnsanlar yediklerine içtiklerine çok dikkat etmelidirler. Hele günümüzde bu yiyecekleri elekte un eler gibi eleyip yemek gerekir.  Durum böyle olunca da, hayat yolculuğuna başlayan bir çocuğun hayat hakkı en mukaddes hak olarak koruma altına alınmalıdır. Çocuklar her türlü saygısızlığa, müdahaleye ve tecavüze karşı muhafaza edilmelidir. Günümüzde Amerikalı bilim adamları Bu konuyla ilgili çalışmaları devam etmektedir. Zombi Virüsü ölü insanların içlerine girip ölü hücreleri yeniden yapılandırmaya çalışıyorlar.
Allah’ın rahmeti üzerinize olsun.

 

DİKKAT! Yayınlanan Köşe yazılarının Hukiki Sorumluluğu Yazarına aittir. Haber sitemiz (www.sultanhanigazetesi.com) bu konuda hiçbir sorumluluk kabul etmez. Ayrıca Yazılan yazılar,Makaleler ve Yorumlar Yazan kişinin görüş ve düşüncesidir, bu yazıları kontrol etme sorumluluğumuz yoktur. Haber ve yazılara yapılan yorumların hukiki sorumluluğu yorumu yapan Kişi veya ip adresine ayittir. İP Adresleri kayıt altına alınmaktadır. ____________________
Bu yazı 148defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum