reklam banner'' width=-
-
MEMDUH SARI

MEMDUH SARI

[email protected]

KENDİNİZİ KARDEŞİNİZE, DİN'Ü DEVLETİNİZE FEDA EDER MİSİNİZ?

19 Temmuz 2020 - 19:26

Dünya yine gergin, gerginlik Hakk ile Batıl arasında…

Yoksulları gözeten, zayıfların elinden tutan, düşmüşü düştüğü yerden kaldıran bizden başkası yok gibi…

Hristiyan Yahudileri (Evanjelistler), Ortadoğu Halklarını birbirlerine düşürmeye devam ediyor! Gözünü açan bizden başkası yok gibi…

Paraya tapanlar, “Büyük İsrail Devletini ” kurmak için efendilerine hizmette kusur etmiyor, ABD, AB, Mısır, BAE olduğu gibi…

Türkiye ve vicdanlı bazı kesimler, bu zulme ve haksızlığa karşı durmaya çalışıyor… Rabbim; “nahr” ımızı sabra tebdil etsin!
Kaderin bir cilvesi olarak Türk Milleti, “Kafasından ve midesinden” düşmana bağlı “hainler” karşısında amansız bir mücadele ve sınav veriyor, Allah sonumuzu hayra tebdil etsin…

Sevr” kalıntıları ihanetlerini hala sürdürüyor…

İnancım odur ki düşmanın ekmeğine yağ süren hainler, onursuzluklarıyla baş başa kalacak tarih; bu alçaklığı harfi harfine yazacaktır!
İnanıyorum ki bu arıza çok sürmeyecek, en kısa zamanda son bulacak, düşmanın hevesi kursağında kalacaktır.

Zira bu millet çok badirelerden geçmiştir, bunlarda geçecektir inşaAllah!
Allah’ım; bu topluma “Millet” olma şuurunu yeniden nasip etsin!..

Zira adalet, eşitlik, sevgi ve merhamet duygusuna insanlık hasret kalmıştır…

Ey İslam Milleti,
Bu şartlar içinde Türkiye ve Müslüman Dünya Kurban Bayramına hazırlanıyor! Türkiye ve Dünya Müslümanları garip/gurebaya ve insanlığa “Kurban” olmaya çalışacak…

Lakin gördüğüm o ki, alışılmışın dışında bir şey yapılmayacaktır!

Hacc Suresi 37 Ayetinde şöyle buyuruluyor:

“Onların (kurbanların) etleri ve kanları Allah’a ulaşmaz….”

Peki, Allah’a ulaşacak olan nedir? “

Birbirimize karşı yaptığımız iyilik, güzellik, doğruluk ve dürüstlüğümüzdür

“ Bana sorarsanız bu ilkelerin bayramını yapmalıyız!

Yukarıdaki ayet ışığı altında Kurban bahsine memur makam, Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Zira ona bağlı binlerce cami, camilerde binlerce imam/vaiz ve müftü var…

Tuhaftır ki, bu konuda bu güne kadar yaptıkları fazla bir şey yok. Yapılan şeyler kurban kesmenin faziletini anlatmak, İbrahim’in İsmail’i kesmesi olayını tekrar etmek, Haccı organize vs.
DİB, görevi bunlar olmamalıdır…

Bana göre DİB’lığının dünyada hüküm süren inançlar karşısında İslam’ı koruyup kollamak, yeni içtihatlar yapmak, Müslümanları cemaat ve tarikatların elinden kurtarmak, din ve Allah üzerinden gelir sağlayanlara engel olmak, vs. Olmalıdır…

Topluma müptela olmuş “suç, uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık, haksızlık ” olaylarının azalmasına en azından katkı vermelidir. Gençliğin “Deizme, Ateizme, Narsizme” kayması engellemelidir.

DİB’lığı topluma müptela olmuş bu yanlışlıkları düzeltmek için “yeni bir zihniyete, yeni bir düşünceye” ihtiyacı vardır! Bunları yapacak bir mevzuatı yoksa derhal mevzuatını yenilemelidir…

Görülüyor ki bir yerlerde kablolar yanlış bağlanmış, sürekli olarak şartel atmaktadır. Bu kabloları söküp doğru bağlama işi, DİB’lığına aittir.

Eğer zamanımızı saran kötülüklerin yok olması isteniyorsa, önce mevcut düzenden nemalananlar kötülüklerden uzak durmalı, güzel ahlakla bezenmelidir. Sonra günleri, geceleri ve gönülleri ilim ve irfanla aydınlık içinde olmalıdır!

Bu cesur atılımları yapacak olan bu namuslu, aydın, münevver, sözünden ziyade özü doğru olanlara; ekmek, su ve hava kadar bu Milletin ve insanlığın ihtiyacı vardır…
Kuran’da kurban ile ilgili ayetler hep Hacc ile ilgili yerlerde gelmiştir.  Bu durumda Hacc üzerinde yeniden düşünmeliyiz…

Şimdi asıl olan bize; küslerin barıştığı bayramlar lazım… Karşılıksız yardımlar, alabildiğine coşkulu gülen yüzlü insanlar lazım… Kalplere sevinç ve dostluk bırakan bayramlar lazım

Yoksul insanların çevre baskısında kalarak, “ben kendime kurban kesemedi dedirtmem” diyerek taksitle kurban kesmiş olması bir eziyettir. Kimsenin kimseye böyle bir eziyeti yaşatmaya hakkı yoktur!

Hacc, Müslümanların yılda bir kere yaptıkları büyük toplantının adıdır. (İslam şurası)… Müslümanlar bu birliğe ve buluşmaya “bayram” demiştir. Burada yiyip içilmek için kurban kesilmelidir. Hacca gitmeyenlerin kurban kesmesi “dini bir vecibe” değil.

Bakara Suresi 219 Ayetinde şöyle buyuruluyor:
“Eğer yoksulla yakınlaşmak isteniyorsa, kendi zaruri ihtiyaçlarınızın dışında kalan kısmı paylaşın.”
O zaman Müslümanların bu paylaşması onların bayramı olur…

Geçmişe bir not düşelim:
Bir nidacı “Hayyelessalah” deyince Ashap kendisinin salata, (yardımlaşmaya, dayanışmaya) çağrıldığını anlardı. Sesi duyan herkes temizlenir, abdest alır ve salat için toplanırdı. Yani çalışıp ürettiklerini, bunlarında ihtiyaç fazlası olan mallarını beraberinde getirir, orada dağıtırlardı.
Nitekim Allah Resulü bayramlarda böyle yapmıştır. Resulullah, Bayram namazından sonra, kendi evinden ve ailesinden önce, Ashabıyla bayramlaşmış, birlikte kahvaltı yapmıştır.

Kurban kültürü Sümer, Babil, Asurlardan Araplara geçmiş, İslam Dinide bu kültürü değiştirerek sürdürmüştür.
Demek ki paylaşmak, insanlığın en kadim değeridir. Zamanla bu değer insanlar için bir sorun olmuştur. Dünyada vuku bulan ne kadar sorun çıkmışsa hepsi paylaşmamaktan çıkmıştır.

Kur’an’ın Hacc için Müslümana söylediği asıl mesele şudur:

Birbirinize iyilik edin, birbirinize adaletle davranın, birbirinizi ezmeyin, kimseyi sömürmeyin, kul hakkı yemeyin, iyiliğinize, doğruluğunuza, dürüstlüğünüze, kardeşliğinize halel getirmeyin, duygunuza, merhametinize, sevginize, Karz-ı haseninize, salâtınıza, zekâtınıza, ihtiyaç fazlasını vermenize, isâr’ınıza, yoksulları gözetmenize, zayıfın elinden tutmanıza, düşeni yerden kaldırmanıza bakın!
İslam; bencilliğe gem vuran bir dindir. Allah’a güven duyan Müslümana Allah, ummadığı yerden ona bir kapılar açar…

Allah’ın garibi” demek, Allah’ın ona yakın olması demektir! Yani garibin vasisi, hamisi Allah ve onun elçisidir!

Şura Suresi 23 Ayetinde şöyle buyuruluyor:

Allah’ın inanıp güvenen ve iyi işler yapan kullarını sevindireceği şey işte budur. De ki “Sizden bir karşılık beklemiyorum. Benim beklediğim şey, Allah’a daha çok yaklaştıracak şeylere ilgi duymanızdır.” Kim güzel bir iş yaparsa ona güzellik ekleriz. Çünkü Allah çok bağışlar ve üzerine düşeni eksiksiz yapar.

Bu sebepledir ki bayramda yetim yurtlarına gidilir, Darul-acezeler ziyaret edilir, kimsesizlerin kapısı çalınır, garipler sevindirilir, bayramda uzaktakiler yakınlaşır, küskünler barışır, ev ev dolaşılır, yakınlaşma ve kaynaşmalar olur…

Bayramda asıl yapılması gerekenler bunlardır.
Fakat insanlar; adı “yakınlaşma” olan bayramda birbirinden uzaklaşıyor, sahillerde, tatillerde soluğu alıyor.

Herkese “kurban kes” emrinin verildiği söylenen “Kevser Suresinin” kurban kesmekle bir alakası yoktur.
Niçin Yoktur?

Çünkü Kevser Suresi, Mekki bir suredir.

Biz sana Kevser’i verdik. Şu halde destek iste; yardımlaşma/dayanışma içinde ol (salât et) ve güçlüklere göğüs ger; diren (nahr yap). Asıl sana kin besleyendir kökü kuruyacak olan
Çoğu kere “kurban kesmek” diye yorumlanan “Nahr” yapmak hayvan kesmek değil; hayvanın kesilirken göğsünü ileri atması gibi güçlüklere göğüs germek, baskılara karşı direnmek demektir. Yani burada ey Nebi zorluklara karşı sabret denilir. Çünkü o dönemde Resulullah yoğun baskı altındadır. Adeta o dönemde kendisi kesilmek, yok edilmek istenmektedir.
Bu sebeple Resulullah’ın bu arada Kurban kesmesi düşünülemezdi.

Zaten İslam’da kan akıtılarak günahların affedilmesi ve ya ibadet edilmesi gibi bir anlayış yoktur.

Hacca gitmeyenlerin kurban yerine bedelini bizzat bir garibana vermesi daha evladır. Bayramda herkes bir gariban ile tanışmalı ve bir daha onu bırakmamalıdır.
Bir yerde yanlış yapılıyor ama nerede?
Bence yanlışlık din anlayışındadır…

Nusukları dinin esası kabul edip bunların bizzat yerine getirilmesi, İslam’ın tam olarak yaşanması olarak anlaşılması, bir yanlıştır. Retüllerin hiçbiri dinin direği değildir. Bunlar ibadete giriştir. İbadet hayatın içinde olan şeydir. Asıl ibadet, bundan sonra yapılanlardır.

Yani adalet, eşitlik, doğruluk, dürüstlük, kardeşlik, paylaşmak, bölüşmek, zulme karşı direnmek, hakkı savunmak, yalan söylememek, iffetli yaşamak, doğru ölçüp tartmak, kimseyi aldatmamak, sömürmemek, herkesin emeğinin hakkını vermek, biriktirmemek, Allah’a güvenmek… Vs.
İşte; Haccın ve Kurban Bayramının bende ki görüntüsü budur…
 
Mahmut AKYOL
 

reklam banner'' width=.
Bu yazı 306 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum