reklam banner'' width=-
-
MEMDUH SARI

MEMDUH SARI

[email protected]

HER İNSAN'DA TANRI DÜŞÜNCESİ VARDIR?

26 Mayıs 2020 - 19:11

Tanrı düşüncesi her insanda eşit düzeyde vardır. Çünkü akıl yalnız somut bilgiyle değil,  duyu organlarıyla somut olarak alınan verileri soyut hale getirip insanın yaşam biçimini belirleyen potansiyeldir.

Dolayısıyla her insanda tanrı fikri vardır. Tanrı tektir. Tek olması yalnızca sayısal bir otorite tekliğini değil, aynı zamanda kimsenin tekelinde olmadığı ilkesini de kapsar. Bu anlamda kimse Tanrının eğemenliği üzerinde söz sahibi değildir.
Kimse Tanrı adına konuşma yetkisine sahip değildir. Tanrı bütün insanların Tanrısıdır ve her insan kendi düzeyinde Tanrıyla muhatap olma hakkına ve sorumluluğuna sahiptir. Tanrı adildir, çünkü kendisi inanabilir olmasıdır.
Bütün dinsel ritüellerin amacı adil ve merhametli bireyler yetiştirmektir.

Dünya imtihan yeridir. Ödül ve ceza yeri değildir. Dünyaya gelen her insan kendini gerçekleştirme hakkı konusunda eşittir. Yüce Allah dünyaya, hiç kimseyi ayrıcalıklı olarak göndermez. Her doğan insan aynı şartlar altında fıtrat üzere doğar. Aksi halde Tanrı adil olarak algılanmaz. Yoksa bunun sonuncunda dinsel sorumluluklar insanlar için anlam kazanmaz.

Yüce Allah kimsenin ibadetine muhtaç değildir. İnsanlara yüklediği her türlü sorumluluğun insanlar tarafından algılanabilen, gözlemlenebilen bir gerekçesi vardır. İnsan bu gerekçeyi fark ederek ibadetini bilinçli olarak yapmaya mecburdur. İbadetler insanın manevi değerleridir, insanı ulvileştirir.
İnsanlar şunu iyi bilmeleri gerekir. Tanrı insanların ibadetleriyle daha da büyümez ve eğemenliğini genişletmez. İbadetlerin hedefi dünyada düzgün bir yaşantı oluşturabilmesi için insanın psikolojisini dengelemektir.

Yüce Allahın hikmetinden sual olmaz, Yüce Allah, korkunç, cezalandırıcı, bencil, kontrolsüz bir güç değildir. Yüce Allahın taraftara ve savunucuya da ihtiyacı yoktur. Ancak Yüce Allahın kendi adına var olan nimetlerini adil olarak paylaşacak ve paylaştıracak saygın insanlara ihtiyaç vardır. Eğer bir yerde açlık varsa, bu, tanrının, rızkının yetersizliğinden değil, insanoğlunun hırsa dayalı bencillik ve paylaşmayı adil yapmadığındandır.
Yüce Allahın kölelere ihtiyacı da yoktur. Ama dünyanın doğasına uygun yaşayan özgür bireylere ihtiyaç vardır. Dünyada Tanrı fikri insanı özgürleştirir, köleleştirmez. Tanrı fikrinin nihai hedefi tek efendinin sahibi kendisi olduğu, insanlarında kimsenin değerlerinin efendisi olmayacağı bilincini beyinlere yerleştirmektir.

Tanrıya iman insana sorumluluk yükler, insanı çalışkanlaştırır, Tanrıya iman etmek insanı uyuşturup, tembelleştiriyorsa insanın iman iddiasının sahibi imanını gözden geçirmelidir.
Tanrı özgürdür ve aşkındır. Kimse onu sınırlayamaz. Hiç kimse onun katında ne kendi değerini ne de bir başkasının değerini bilecek kadar ona yakın olmuştur. Bu anlamda Tevhit efendilik ve efendiler fikrini ve efendilerin eğemenliğini her zaman yerle bir eder, etmiştir. Bu yüzden kendini Tanrı zannedenler ya da Tanrının seçkin kulları olduklarını söyleyenler birer Pavlostur.

Bir de Onunla görünmez ve ruhani varlıklar arasında bir soy bağı icat ettiler oysa bu görünmez ve ruhani varlıklar da bilirler ki, onlar elbette yargılanacaklar.(Kasas/158.)

Kendi akıllarını doğru kullanmak yerine, başkalarının peşine körü körüne takılmak, halkalı köle olmak anlamına gelmektedir.

De ki; herkes kendi tasavvur ve aklının verdiği istikamet üzere eylem bulunur.(İsra/84.)

Kısacası Tevhit fikri insanları kendi türleri karşısında eğilmekten, kölelikten kurtarıp onlara atalarının yoluna biat, itaat, üzerine bir din geliştirmesine asla müsaade etmez.
Bir bilgili baba, oğluna şu öğüdü verdi. Çağın Nemrutları önünde secdeye kapanıp onlardan aldığın ilhamla mazlumlara sakın İbrahimlik taslama.
 
 

reklam banner'' width=.
Bu yazı 404defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum