reklam banner'' width=-
-
ELİF İNAL

ELİF İNAL


BU SÜREÇTE EKSİK TAŞI YERİNE KOYABİLDİK Mİ?

04 Haziran 2020 - 10:15

Bundan aylar önce böyle bir süreç yaşayacağımızı söyleseler kaçımız inanırdık bilmiyorum ama ben yaklaşık 80 gündür evden hiç dışarıya çıkmayarak bu durumu idrak etmeye çalışıyorum. Evet tüm dünyanın gündemi korona virüsü. Gözle görülmeyecek kadar küçük olan bir virüsün insanlığı perişan etmesini eli kolu bağlı bir şekilde izlemekteyiz.

Ve Türkiye de 3 Haziran itibariyle toplam 166.422 vaka görülüp ve maalesef bunlardan 4.609'u vefat etmiştir. Sayıların fazla olmasından da gördüğümüz üzere virüs ciddiye alınamayacak gibi değil. Ülke olarak yaklaşık üç aydan beri bu duruma alışmaya çalışıyoruz. Şükür ki son zamanlarda etkisini yitrmekte. Peki bu virüs bize ne öğretti???

Bolca düşünmeye zamanımız oldu. Umuyorum ki bir çok şeyin bizim için ne kadar önemli olduğunu anlaya bilmişizdir. Çünkü vazgeçemediğimiz bir çok şeyden ya da her gün yaptığımız rutin şeylerden uzak kaldık. Hatta her gün ağlayarak yaptığımız şeylere bile hasret kaldık. Öğrencilik gibi.....

Peki bu süreçte ya biz suçluysak, hiç düşündünüzmü? Gerçi bu süreçte sadece Çinlilere suç atmakla da kalmayıp 2020'yi de suçluyanlar da var. Bana kalırsa bu virüs Allah'ın onu unutanlara "ben burdayım" deme şekli. Çünkü dünya olarak düşündüğümüz de o kadar çok ahireti unutmuş bir şekilde yaşamktayız ki artık en değerli, en sevdiklerimize bile ölümün, ölümden sonra ki hayatın varlığını unutarak davranmaktayız. Dünyayı yurt 7edinmişiz, hiç ölmeyecek, hiç hesaba çekilmeyecek gibi yaşamay alışmışız, alıştırmışız. Doğanın sadece bizim olduğunu, bu evren yalnızca insanoğlu hüküm sürsün diye var olduğunu sanmışız. En kötösü de ne biliyormusunuz hükmün yalnızca Allaha ait olduğunu unutmuşuz!

Şöyle bir baktığımızda bu süreçte sevdiğimiz bir çok şeye hasret kalmışız gibi görünsekte aslında neyi eksik bıraktıysak, neye daha az değer verdiysek ona hasret bırakıldık. Mesela camilere... koşar adım camiye gitmediğimiz için camilere hasret bırakıldık, birbirimize sımsıkı sarılmak yerine birbirimize sırt çevirdiğimiz için sarılmaya, dokunarak sevdiğimizi belli etmeye hasret kaldık Birbirimizi dinlemek yerine yargılamaya, savunmaya geçtiğimiz için sohbet etmeye hasret bırakıldık.....

Korona bizden bir çok şey kötürdü bunda hemfikiriz. Herşeyden önce canımızı, sevdiklerimizi aldı. Özgürlüğümüzü, rahatça hareket etmemizi aldı bizden. Daha bir çok şey ekleye biliriz korona'nın bizden aldıklarına. Peki bize ne getirdi korona, neyi öğretti bu süreç? Evimiz de kaldığımız sürece neyi düşündük? Neyi sorguladık? Bolca zamanımız oldu, çok sıkıldık, doldu dolu geçen günleri özledik.. Peki eksik taşı yerine koya bildik mi?
 
Bence kendinize bile itiraf edemeseniz de ÖLÜM'ün kaçınılmaz olduğunu öğretti. Dur ben sizin yerinize devam edeyim " Anladık ki mülkün hiç kimseyi adam etmediği şu divan da ölüm en hakiki gerçekmiş. Biz heybemizi dünyalıkla doldurmaya çalışırken Rabbimiz bize soy sop, yaşlı genç, makam mevki, ayırt etmeden ölümün kaçınılmaz olduğunu anlatmaya çalıştı. Koskoca kibire sahip olan insanoğlunu nokta kadar virüsle yerle bir etti. Anladık ki gözle görülmeyen bir virüs sahip olup değerini bilmediğimiz bir çok şeyin kıymetini öğretti. Doğayı, hayvanları hakkını vererek kullanmazsak onlardan ayrı düşebileceğimizi öğretti. Meğer insanoğlu kendi kazdığı kuyuyya kendi düşermiş...."

Dua ediyorum ki bu süreçte bir çok şey aksamış gibi gözüksede bir çok şeyide öğrenmiş olarak tarihte eş benzeri bulunmayan bu günleri noktalarız. Hani korkmuyor da değilim her şey yoluna girince insanlığın kaldığı yerden daha fazlasını yaparak devam etmesine.... İşte o zaman sonumuz helak olmuş bir kavimden farksız olmaz. Unutmayın Hayatı Eve Sığdırdık Şimdi Sıra Hakikati Yüreğimize Sığdırmada .....
 
 
İlahiyatçı Hanım
 

reklam banner'' width=.
Bu yazı 1399defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum