Geleceğin Mesleği


Son günlerde mesele haline gelen bilim dalıdır. Değişen ve gelişen dünya şartlarında popülaritesi hızla artan psikoloji bilimi, hemen hemen toplumun bütün kesimlerine hitap eder. E nasıl hitap etmesin? Her insanın ve hatta her hayvanın da diyebiliriz belki, bir ruh hali; bu ruh haline paralel olarak da dış dünyaya yansıttığı düşünceleri ve davranışları var. Kısaca tabir etmek gerekirse bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır psikoloji. Bu bilimin yolcuları ise halk arasında "deli doktorları" olarak bilinen psikologlardır. Sanıldığının aksine insanların dertlerini dinlemezler, danışanlarına tavsiyeler vermezler, üstelik ilaç da yazmazlar. Peki ne iş yapar bu deli doktorları(!)

Günümüzde psikolojinin popülerliğine paralel olarak psikolojik bozukluklar da hatırı sayılır derecede bilinir halk tarafından. Örnek verecek olursak şizofreni, manik depresif bozukluk, anksiyete (kaygı bozukluğu), depresyon gibi psikolojik bozuklukların tedavi sürecinde yer alır psikologlar. Sağlık bakanlığının yanı sıra askeriyede, adliyede, eğitim kurumlarında, ceza evlerinde, sosyal hizmet kurumlarında, endüstri ve reklamcılığa kadar hayatımızın pek çok alanında çalışma imkanlarına sahiptirler. İş sahasının bu kadar geniş olması haliyle gözleri üzerine çekmektedir. Bu popülerliğin seline kapılıp 3-5 tane Freud kitabı okumakla psikolog olabileceğini zannedenler de yok değildir hani. Bu konuda en önemli noktalardan birisi, bir psikoloğa başvurmuş olan danışanların, terapi sürecine başlamadan önce danışmanlarından psikoloji lisans belgesini talep etmeleridir. Çünkü ruh sağlığı hafife alınamayacak kadar önemlidir. 

Bununla birlikte son olarak da şunu eklemek isterim. Geçtiğimiz günlerde psikoloji lisansının açıköğretim programlarına da alınması tartışması doğdu. Ancak psikoloji kitaptan okunarak öğrenilebilecek bir bilim değildir. İletişim gerektirir ki aslına bakarsanız kendisi de bir iletişim bilimidir. Bünyesinde birçok uygulamalı ders bulundurur. Bu uygulamalar usta çırak ilişkisi ile öğrenilir. Psikoloji biliminin temeli deney ve gözlemdir, bu deney ve gözlem ortamının sağlanabilmesi için ise örgün eğitim şarttır. Her şeyden önemlisi söz konusu olan bizim, çocuklarımızın yani toplumun ruh sağlığıdır. 

DİPNOT: Sigmund Freud (1856-1939). Avusturyalı psikanalist ve nörolog. Psikoloji biliminin gelişimine katkıları olmuştur.

Psikoloji öğrencisi