Toplumsal değerlere önem verilmeli


toplumsal değerler ülkemiz için çok önemlidir. Teknolojinin gelişmesi ile aile efradının düzenleri hızla bozulmaktadır. Hanımlar kocalarını dinlemez olurken, çocuklar anne ve babalarını takmaz oldular. Bir milletin aile yapısı bozulursa, o ülkede ahlak diye bir şey kalmaz. İstanbul sözleşmesi en kısa zamanda yeniden düzenlenmeli veya tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Yoksa bu gidişat hiçte iç açıcı değildir.
Ülkemizin aile yapısı, terbiye ve ahlakı çok önemlidir. Kadının ifadesi ve söylemi esas ifade konusu çok tehlikeli bir kavramdır. Aileyi erkek yönetir ve düzenini sağlar. Kadın kocası hakkında haklı veya haksız bir ifade kullandığında koca evden uzaklaştırılıyor.

Altı ay gibi bir süre evden uzaklaşmış bir ailenin tekrar bir araya gelip toparlanması hiçte kolay değildir. Evden uzaklaşan bir çok bey tanıyorum, eve dönüşte o ailenin hiçte güllük gülistanlık olduğunu duşünmüyorum.

Eğer erkek eşine şiddet uygulayıp, aile ortamını bozuyorsa buna amenna. Ama erkekle kadın aralarında tartışma yaşadığı için erkek evden uzaklaştırılıyorsa bu ailenin mutluluğunu korumaksa, buna kesinlikle inanmıyorum. Aksine ailenin dağılıp bozulmasına fırsat verildiği kanaatindeyim. Aileler arasındaki soğukluk daha da alevlenerek yuvalar yıkılıyor.

Kimse şunu demiyor, evde olumsuzluk ve kavga tek taraflı olduğuna inanmıyorum. Evin yapısını korumak dişi kuşun görevidir. Devlet kadına sahip çıkıyor diye, kadın erkeğini takmaz duruma gelmiş ise o aileden bir şey beklenemez.

Ülkemizde boşanmaların artık kahvaltılık durumuna geldiğini bilmeyen yoktur. Adliye saraylarında en çok dava aile mahkemelerinde olduğunu biliyoruz. Hatta öyle bir durum var ki, ilimizde boşanmanın ve fuhşun en üst seviyede olduğunu duyuyoruz.
Genellikle kızlarımız, ellerindeki telefonlarla sevgili ve eş buluyorlar. Hatta çoğu hiç görmediği, ağzı iyi laf yapan kopuk ve sapık erkeklere kaçıyor. Ailenin evlenmeye hiç sözü geçmez olmuştur. Aileye danışan bile yok, ben karar veririm deyip çıkılıyor.
Dört gün sonra ya boşanıyor ya da Allah korusun kötü yola düşüyorlar. Bırakın kızları evli üç beş çocuğu olan kadınlar bile İnternet üzerinden tanıştığı kişilere kaçarak yuvalarını bozuyor. Zinanın suç olmadığı bir ülkede koca hanımına sahip bile çıkamıyor.

Ar, haya ve utanmayı yüzündeki perdeden kaldıran kadına baş gelemezsin. Tabi bunlar kanunen cezalandırılmıyor ama Allah görmüyor mu? Toplumdan ve Allah’tan utanma diye bir şey yokmudur? Buna teşvik olsun diye her yerde kadın simaları kullanılmıyor mu?
Kimse kusura bakmasın, taraf olmamız iktidarın bu konulara yaptırım getirmemesine göz yumamayız. Hemde muhafazakar bir iktidarın aileleri koruyucu kanunları ve cezaları getirmelidir. Aileyi korumak sadece kadınları korumak yönünde olmamalıdır.

Bu konuda Ak parti iktidarının yeterli önlemler aldığı kanaatinde değilim. İslam ülkesinde bu ve benzeri konulara yasaklar ve kısıtlamalar getirilmelidir. Toplum olarak sadece ben değil bir çok aile bu konulardan rahatsızlık duymaktadır.

Kadına verile bunca haklardan dolayı inanın bir kadınla asansöre birlikte binmekten korkar hale geldik. Kadın Allah korusun bana elini değip taciz etti dese kadının beyanı esas olduğu için sorgusuz sualsiz doğru içeridesin. Ama gönlü ile sokakta ve ya orada burada dost hayatı yaşasa ona bir söz yok. Nerede ise bu yapılan fuhuştan dolayı madalya takacağız.

Ülkemizin aile yapısını bozacak bu kanunlar çıkarılmalı ve İstanbul sözleşmesi acilen kaldırılmalı. Muhafazakar bir iktidardan bunu beklemekteyiz. İnanın siyasetçilerimiz halkın tabanına inip bu konuyu bir araştırsa her şey ortaya çıkacak. Ama önemli olan tabana inebilmektir.
Cumhurbaşkanımızı yanlış bilgilendirmesinler, doğruyu anlatsınlar. Bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da Cumhurbaşkanımız yanlış bilgilendiriliyor.