reklam banner'' width=-
-

GÜRSEL ÖZKAN'DAN TUZ GÖLÜ'NÜ TURİZME KAZANDIRMA PROJESİ

ATSO Turizm komisyon Başkanı ve Meclis Üyesi Gürsel Özkan hazırladığı projeyi hem Eskil Belediye Başkanı Necati Belgemen'e hem de ATSO yönetimine sunduğunu ifade etti.

---
GÜRSEL ÖZKAN'DAN TUZ GÖLÜ'NÜ TURİZME KAZANDIRMA PROJESİ
04 Mart 2020 - 15:13

Söz konusu projelerden esinlenerek Eskil Belediye Başkanı Necati Belgemen'in Tuzgölü yön levhaları ve Eskil Tuzgölü arası stebilize yol yaptığını belirten Özkan, Başkan Belgemen'e teşekkür etti.
İşte Özkan'ın o projesi....
"Ülkemiz mevcut ekonomik kaynakları ve elinde bulundurduğu turizm potansiyeli ile farklı ve ileriye dönük yatırımların yapılabileceği ender devletlerden birisidir. Tarım, Hayvancılık ve Sanayi gibi yatırımların dışında Turizm de artık Dünyanın en önemli ve vazgeçilmez gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir.

Tuz gölü ve Ihlara Vadisi Dünyanın oluşumundan beri var olan sosyal ve kültürel kalıntılardır. Ancak Ihlara vadisi 1980 yılında Turizme kazandırılarak vadiye ziyaretler başlamış ve Tüm dünya tarafından tanınmıştır. Vadi bugün yerli ve yabancı binlerce Turistin uğrak yeri olmaktadır. Halbuki Tuz gölü, Turistik yönden iyi bir potansiyel olmasına rağmen henüz bir girişimde bulunulmamış, Türkiye önemli bir Turizm gelirinden nasiplenememiştir.


Dünya da bir Turizm güzergâhı vardır. Çin’den başlayıp İran ve Türkiye gibi birçok ülkeyi kapsayarak Avrupa’ya uzanan turizm güzergâhının adı ipek yoludur. Bu güzergahın Türkiye noktası; Van’dan başlayıp Kapadokya, Aksaray, Sultanhanı , Esmekaya kasabasını içine alarak Konya’dan Avrupa’ya kadar uzanır. Bu Turizm güzergâhı, Tur Operatörlerinin ve turistlerin uğrak ve geçiş yerleridir. Turizmin hammaddesi olan turistler bu güzergâh üzerinden Tuz gölüne rahatlıkla ulaşabilirler. Eşmekaya Kasabasına Turizm konulu sarı renkte “Tuz Gölü” tabelası ile yön verilerek Tuz gölüne gelecek yerli ve yabancı turistlerin bölgeye gelmesi sağlanır.

Şimdi sizlere bunun gerekliliği ve bu projenin hayata geçmesi halinde, Eskil’in ve Aksaray bölgesinin nasıl bir ekonomik standarda sahip olacağı hakkında bazı bilgi ve dokümanları sunmak istiyorum.

 

TEK KAYNAKLI EKONOMİLER, KIRILGANDIR


Dünyanın hangi bölgesine giderseniz gidin ya da zengin olmuş hangi kişi ya da kuruma giderseniz gidin, ekonomi kaynakları çeşitlidir. Örneğin gelişmiş ülkeler, teknolojiden tarıma, hizmet sektöründen sosyal medya devlerine, yeraltı kaynaklarının işletilmesinden savaş sanayine kadar birçok alanda dünyanın en önde gelen markalar meydana getirmiş ve dünyanın en büyük ekonomisi haline gelmiştir.

Çin, Japonya, Almanya, Fransa buna keza, çeşitli dallar ve bölgelerde ekonomik faaliyetlerini sürdüren ve Dünya’da hiçbir ülkenin ambargo koymaya cesaret edemediği ülkelerdir. Ama bunun yanında diğer zengin ülkeler olan Ortadoğu ülkeleri zengin yeraltı kaynaklarına rağmen, diğer alanlardaki çalışmaları ve ihracatları olmadığı için büyük ülkelerce ambargoyla tehdit edilebilir bir noktadadır.

İşte Türkiye’mizin büyük ekonomik güç olma yolunda, hep bir yerlere takılı kalmasının en önemli sebebi budur. Rusya’ya sattığımız domatesler haricinde neredeyse adam akıllı bir gelir kaynağımız bulunmamaktadır ve bu yüzden büyük ülkeler arasında kavgada stratejik konumumuz ve şanlı tarihimizle söz sahibi olma durumuna gelsek de ekonomik bağımsızlığımızı elimize tam manasıyla alamadığımız içinde, sesimiz yüksek çıkmıyor.

TURİZM: GİDERSİZ GELİR KAYNAĞI


Turizm için, herkesin bildiği en önemli tanım, “Bacasız Sanayidir.”
Her yerleşkenin ya da ülkenin ortasında bir para havuzu vardır. Eğer bu havuza, dışarıdan para akıyorsa orası zengindir ya da zenginleyecektir. Ama eğer para akışı, havuzun içerisinde oluyorsa, ekonomik sistem kısır bir döngü içerisine girdiyse işte orada bir krizin yaşanma ihtimali çok yüksektir.

Aynı şey küçük yerleşkeler içinde geçerlidir. Türkiye’nin en zengin ve refah seviyesi yüksek şehirleri diğer il ve ilçelerde kendine doğru para akışının olduğu yerlerdir. O zaman bizde, Eskil dışından Eskil’e para akışının olacağı bir sektöre girmemiz gerekecek. Tuz Gölü Turizmi dediğimizde, aldığımız tek cevap Özel Çevre Kurumu kısa adıyla ÖÇK oluyor. Madem ÖÇK kimsenin oraya çivi çakmasına izin vermiyor da oradaki kuş gözetleme kulesi ve 4 tane kamelya nasıl konuldu?
Şereflikoçhisar üzerinden Ankara’ya gidenler bilir, Tuz Gölü’nün hemen kıyısında oteller ve işletmeler var. Günlük binlerce araç oraya park edip, tuza giriyor ve dinleniyor. Bu ÖÇK, Türkiye’de sadece Eskil için mi bir engel?

Her şeyden önce burasının bir yola ihtiyacı var. Öyle ahım şahım bir yola falan ihtiyaç yok. İki araç yan yana rahat geçebilsin; bir asfalt dökülsün yeter. Oraya sıklıkla gidenler bilir doğal gaz depolama hattının Hirfanlı Barajı’ndan gelen suyun döküldüğü bölge de küçük adacıklar bulunur. Bu adacıkların büyüklükleri hepsinden farklı farklıdır. Tuz Gölü’nün bulunduğu alan olduğu için toprağı tuzlu ve çoraktır ve bu bölgede sadece o tuz oranına dayanabilen bitki türleri yetişir ki; bu da ne turizm olarak ne de görsellik olarak kullanılabilir bitki türleri değildir.

Buraya kadar olan kısım, bölgenin işlenebilir bir arazi haline getirilmesi içindi. Eğer insanları, yaz aylarında piknik yapmaları için bölgeye çekeceksek; o bölgenin göze hoş gelmesi lazım ki Aksaray, Konya ve daha birçok bölgeden insanlar gelip orada piknik yapsın, kamp kursun. Her tepede, insanların birbirlerini rahatsız etmeyecekleri mesafelerde kamelyalar konulmalı.
Her tepede, insanların rahat bir şekilde istedikleri zaman oyun oynayabilecekleri (top ile oyunlar) alanlar bıraktıktan sonra ağaçlandırılmalı ve çim ve çiçekler ekerek peyzaj çalışması noktalanmalı. Daha sonra yapılacak işse, bu tepeler arasındaki ulaşımı sağlamak olmalı. Bu da o bölgenin otantik yapısına uyan bir şey. Örneğin tahtadan bir merdiven yapılabilir.

Ve en önemli diğer ihtiyaçsa tabii ki ışıklandırma olacak. Oraya MEDAŞ tarafından elektrik götürülmesi çok zaman alabilir. Bunun en kolay yoluysa, güneş enerjisi panelleriyle bölgenin elektriğini kendisin üretmesini sağlamak hem daha karlı hem de daha kullanışlı olur.
Şimdi geldik, orasını daha cazip hale getirmeye. Bunun yolu da, orasını bir zamanlar olduğu gibi kuş cenneti haline getirmek. Tuz Gölü deyince aklımıza ilk gelen kuş türü şüphesiz flamingodur. Diğer kuşları da burasının güzelleştirilmesi için unutmamak gerekir. Bu kuşların birçoğu tatlı su isteyen kuşlar. Bunun içinde, bölgeye yakın ve tatlı suyu olan kuyulardan, yeraltından su taşıyarak tepenin bir tanesi yapay gölet haline getirtilebilir. Ve orası birkaç seneye kalmaz, yeniden bir kuş cenneti haline getirilmiş olur.

Eskil şu an için adeta bir cennet ama biz bu cennetin içerisinde cehennemi yaşamaya devam ediyoruz.

Eğer böyle bir projeyi hayata geçirirsek kimler kazanacak?

En başlarda bahsettiğimiz, tek ayaklı ekonomik sistemden değil artık diğer ayağı da bulunan, birisi teklese bile, bir süre idare edeceğimiz bir ekonomik kaynağımız oluşacak. O bölgede bekçisinden, güvenlikçisine; girişinde bekleyeninden, temizlikçisine birçok kişi iş sahibi olacak. Eskil’e gelen misafirler, Eskil’deki yaz aylarında, köylere giden çiftçinin boşalttığı sokaklara dolacak. Esnafın yüzü gülecek.

Eskil’in tüm Türkiye’de tanıtımı yapılacak. Ankara’da, İstanbul’da yetkili ve bilgili insanlar Eskil’i bilecek ve bu sayede resmi işlemlerimizi daha kolay ve rahat halledebileceğiz.

SONUÇ OLARAK;

Ülkemizin birçok bölgesinde, yerli ve yabancı turistler turizm faaliyetleri için, bir hafta sonu, bir bayram tatili ya da emekliliği güzel geçirmek adına ciddi miktarda paralar ayırıyor. İşte bizim hedef kitlemiz olan bu kişilere, taleplerini karşılayacak imkanlar sunmamız ve bunları Aksaray’ımıza ve Eskil’imize çekmemiz gerekecek.

Bunun için;

1-) Öncelikle bölgenin yolunun çok iyi bir şekilde yapılması

2-) Kuş gözetleme kulesinin olduğu bölgede, peyzaj çalışmalarının gerçekleştirilip, bölgenin turistlerin zaman geçireceği, piknik yapacağı alanların oluşturulması

3-) Turistlerin hoşça vakit geçirmesi adına, Balon ve ATV turları, atlı ve faytonlu turlar idrak edilmeli

4-) Fotoğrafçılıkla uğraşan sanatseverler ve insanlar için alanların oluşturulması

5-) Turistlerin kalacakları butik oteller ve otantik çadırların temin edilmesi

6-) Tuz gölünün suyunun tuzlu olması nedeniyle sağlık turizmine açılarak Mantar, egzama ve mayasıl gibi hastalıklara tedavi olanağı sağlanması

7-) Bölgeye gelecek yerli ve yabancı turistlere, güneşin batışı ve doğuşunu izlemesi için alan oluşturulmalı

 

----
Bu haber 862 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum