Mahmut Aktürk’ten Küçükbaş Hayvancılık Uyarısı: "Anadolu’nun Genetiği Koyunculuktur"
Gazeteci Hilmi Yol’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Çözüm Masası" programı, hayvancılık sektörünün nabzını tuttu. Programda, Aksaray Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk konuk oldu.
Gazeteci Hilmi Yol’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Çözüm Masası" programı, hayvancılık sektörünün nabzını tuttu. Programda, Aksaray Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, Mehmet Canlı ve Hüseyin Tosun’un sorularını yanıtlayarak küçükbaş hayvancılığın mevcut durumuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Anadolu Küçükbaşın Coğrafyasıdır" Aktürk, Anadolu’nun tarihsel olarak bir koyunculuk coğrafyası olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Türk toplumu Orta Asya’dan Anadolu’ya koyun ve keçileriyle geldi. Ancak yerleşik hayata geçişle birlikte büyükbaş hayvancılık ön plana çıktı ve küçükbaş hayvancılık maalesef geri planda kaldı." Nüfus ve Hayvan Varlığı Arasındaki Denge Bozuldu 1980’li yıllardaki hayvan varlığı ile günümüzü kıyaslayan Aktürk, geçmişte nüfus ile hayvan sayısının eşdeğer olduğuna dikkat çekti: 1980'ler: 50 milyon nüfusa karşılık 50 milyon hayvan varlığı. Sonraki Süreç: Yanlış tarım politikaları ve çeşitli nedenlerle ciddi gerileme. 2006 Sonrası: Destekleme kapsamına alınmasıyla başlayan geçici artış. "TÜİK Verileri ile Saha Gerçekleri Örtüşmüyor" Resmi rakamlar ile sahadaki durum arasındaki farka değinen Aktürk, Aksaray özelinde çarpıcı bir örnek verdi: "TÜİK verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 58 milyon küçükbaş hayvan bulunuyor. Ancak sahadaki gerçek rakamların bunun altında olduğunu biliyoruz. Aksaray özelinde resmi kayıtlarda 1 milyonun üzerinde küçükbaş hayvan olduğu ifade edilse de, sahada bu sayı yaklaşık 700-750 bin civarındadır." Küçükbaş Eti "Lüks Tüketim" Haline Geldi Küçükbaş hayvancılığın ekonomik olarak istenilen seviyeye ulaşamadığını belirten Aktürk, tüketim alışkanlıklarındaki değişime şu sözlerle sitem etti: "Küçükbaş hayvancılık, maliyet açısından daha avantajlı ve eti daha kaliteli olmasına rağmen tüketimde geri planda kaldı. Bugün kasaplara gittiğimizde 20 müşteriden 18’i büyükbaş etini tercih ediyor. Küçükbaş eti adeta lüks tüketim haline geldi." "Bilgi ve Tecrübe Olmadan Verim Alınamaz" Programda söz alan gazeteci Mehmet Canlı, devlet desteklerinden yararlanmanın temel şartının mesleki bilgi olduğunu vurguladı. Canlı, "Projelerden faydalanmanın en önemli kriteri, bu işi gerçekten biliyor olmaktır. Bilgi ve tecrübe olmadan alınan destekler, maalesef beklenen verimi sağlamıyor," diyerek sektördeki uzmanlaşmanın önemine dikkat çekti. İpotek Şartı Kalkıyor, Dar Gelirli Üretici Destekleniyor Birlik Başkanı Mahmut Aktürk, yeni projelerde geçmişteki hatalardan ders çıkarıldığını belirterek müjdeli haberi verdi. Aktürk, "Geçmişte yaşanan ipotek sorunları nedeniyle birçok üreticimiz krediye erişemiyordu. Yeni projemizde artık ipotek şartı aramıyoruz. Amacımız, 'devlet desteğinden sadece zenginler yararlanıyor' algısını kırmak ve arazisi ya da tarlası olmayan dar gelirli vatandaşlarımızı da üretime dahil etmektir," dedi. Aktürk’ün açıkladığı projenin detaylarına göre: Uygun şartları taşıyan vatandaşlar, en az 3 koyun alarak hayvancılığa adım atabilecek. Öncelik, hâlihazırda hayvancılık yapan ya da en geç 2021 yılından sonra bu işe başlamış olan tecrübeli yetiştiricilere verilecek. Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan genel proje kapsamında Türkiye genelinde 1.500 aileye toplam 150 bin hayvan dağıtılması hedefleniyor. (Aile başına 95 koyun ve 5 koç). "Hayvancılık Milli Servettir, Avukat ya da Tüccara Değil Üreticiye Verilmeli" Sübvansiyonlu kredilerin dağıtımındaki yanlışlıklara değinen Aktürk, geçmişte hayvancılıkla ilgisi olmayan avukat, tüccar gibi farklı meslek gruplarına verilen kredilerin hüsranla sonuçlandığını hatırlattı: "Devlet sübvansiyonlu kredi veriyorsa, bu gerçekten işi bilen kişiye gitmeli. Tecrübesiz kişiler krediyle tesis kurup hayvan alıyor ancak canlı hayvan yönetimini bilmedikleri için büyük zararlar yaşıyorlar. Bu durum sadece bireysel bir kayıp değil, milli servetin de heba edilmesidir. 500 koyundan 300 kuzu alanla, aynı hayvandan çok daha düşük verim alan arasındaki fark; bilgi ve doğru yönetimdir." Ziraat Bankası ve KGF Desteği Ziraat Bankası aracılığıyla verilen kredilerin, Kredi Garanti Fonu (KGF) desteğiyle daha geniş kitlelere ulaştırılacağını ifade eden Aktürk, hayvancılık yapmak isteyen ve teminat sunabilen üreticiler için 50 milyon TL’ye kadar düşük faizli kredi imkanının sürdüğünü de sözlerine ekledi. Başkan Aktürk, sektörün geleceği için "doğru kişinin desteklenmesi" prensibinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak konuşmasını noktaladı.