Kütüphaneler Şehrin Hafızasıdır

Yayınlanma: 30.06.2026 22:10 Güncelleme: 30.06.2026 22:10

Bir şehrin yolları, binaları ve meydanları önemlidir. Ancak bir şehri geleceğe taşıyan asıl unsur; kütüphaneleri, kültür merkezleri ve sanat mekânlarıdır.   Çünkü kütüphaneler yalnızca kitapların bulunduğu yerler değil, aynı zamanda toplumun hafızasıdır. Yıllar önce Kültür Merkezi içerisinde hizmet veren İl Özel İdaresi Kütüphanesi'nin kapatılarak kitaplarının çeşitli okullara ve diğer kütüphanelere dağıtılması gündeme gelmişti.   O gün buna en güçlü şekilde itiraz edenlerden biri oldum. Çünkü biliyordum ki bir kütüphaneyi kapatmak, sadece rafları boşaltmak değildir; bir şehrin kültürel hafızasına zarar vermektir. O dönemin Aksaray Valisi Sayın Ali Mantı ile Niğde yolu programında karşılaştığımızda moralimin bozuk olduğunu fark ederek, "Hayırdır Abdulkadir Bey?" diye sormuştu. Ben de, "Sayın Valim, otizm vakası nedeniyle ülke gündemine geldik. Şimdi de kütüphanemiz kapatılırsa bu kez kütüphane kapatan şehir olarak anılacağız." demiştim.   Sayın Valimiz hiç tereddüt etmeden, "Ben burada görev yaptığım sürece kimse o kütüphaneyi kapatamaz.   Sen rahat ol." cevabını vermişti.   Ben de kendisine teşekkür ederek, "Bu kütüphane yüzlerce öğrencinin istifade ettiği, şehrin hafızası olan önemli bir kurumdur." demiştim.   Aradan geçen süreçte İl Özel İdaresi kütüphane müdürlüğünü kapattı ancak personeliyle hizmeti sürdürdü. Geçtiğimiz yıl Kültür Merkezi tadilata girince kütüphanenin geleceği yeniden tartışılmaya başlandı.   Edindiğim bilgilere göre artık bu hizmet Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde modern bir anlayışla yeniden planlanıyor. Mimarlar, mühendisler ve peyzaj uzmanlarının hazırlayacağı çağdaş bir kütüphane projesi üzerinde çalışılması sevindiricidir.   Daha da önemlisi, kütüphanenin asli sahibi olan Kültür ve Turizm Bakanlığı çatısı altında hizmet verecek olmasıdır.   Ancak bununla yetinmemeliyiz. Bugün Ulu Cami önündeki mevcut kütüphanenin özellikle üniversite gençliği ve araştırmacılar için yetersiz kaldığı kanaatindeyim. Bu nedenle eski İlçe Müftülüğü binasının yıkılarak bu alanın modern bir şehir kütüphanesine dönüştürülmesi önemli bir fırsat olabilir.       Gençliğe yapılan yatırım hiçbir zaman boşa gitmez.   Diğer taraftan eski Endüstri Meslek Lisesi'nin bulunduğu alan da çok daha büyük bir kültür yatırımı için değerlendirilebilir.       Avrupa'daki örnekleri gibi çok katlı, kafeteryası bulunan, dijital çalışma salonlarına sahip, 24 saat yaşayan bir gençlik kütüphanesi Aksaray'a çok yakışacaktır.       İçerisinde resim, heykel ve el sanatları sergilerinin açılabileceği fuaye alanları oluşturularak burası gerçek anlamda bir kültür kampüsüne dönüştürülebilir.       Alternatif olarak AKMEK'in bulunduğu alan da değerlendirilebilir. AKMEK başka bir yere taşınarak bu bölge gençlere özel büyük bir kütüphaneye dönüştürülebilir.       Zinciriye Medresesi, tarihi evler, hamam ve çevredeki kültürel yapılarla bütünleşen bir "Sanat Sokağı" oluşturulabilir.       Belirli saatlerden sonra araç trafiğine kapatılacak bu cadde; ressamların, el sanatları ustalarının, müzisyenlerin ve genç sanatçıların eserlerini sergileyebileceği yaşayan bir kültür merkezi hâline gelebilir.       Şehirler yalnızca betonla büyümez. Kültürle büyür. Sanatla gelişir. Kitapla güçlenir.       Bugün Aksaray'da devlet kurumları arasında güzel bir uyum ve güven ortamı bulunmaktadır.       Sayın Valimiz ile Belediye Başkanımızın bu konuda ortaya koyacakları ortak irade, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da desteğini alarak Aksaray'a uzun yıllar hizmet edecek büyük bir kültür yatırımını mümkün kılabilir.       İnsan geriye dönüp baktığında yaptığı binalarla değil, bıraktığı eserlerle hatırlanır.       Bu şehre bırakılacak en kıymetli miraslardan biri de çağın ihtiyaçlarına cevap veren büyük bir şehir kütüphanesi olacaktır. Çünkü kütüphaneler sadece kitapların değil, milletlerin hafızasının da evidir.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız