İdareci böyle olmalı
Geçtiğimiz günlerde bir söyleşi dinledim bu söyleşi Ankara valisi Vasip Şahin idi. Sayın vali ile ilgili söyleşide görev süresinde yaşadıkları ve karşılaştıkları ile ilgili idi. Şahin ilk kaymakamlığında karşılaştığı bir hadiseyi anlatıyor; Malatya Pütürge kaymakamlığı esnasında ibretli yaşadığı bir olayı anlatıyor. “ kaymakamlığa atandıktan sonra işe başladık, ilk olarak Sosyal Dayanışma Vakfına kaymakam başkanlık eder ve kararları üyelerle baraber alırız. Yardımları yaparken bir evde ikiden fazla çalışan varsa yardım yapmayacağız dedik.” “ bir vatandaş vakfa yardım için müracaat etti, üç tane oğlu çalıştığı için yardım yapmadık. Ertesi günü makamıma geldi, “sayın kaymakam bey benim çocuklarımın kendi durumları iyi değil. Ben mağdurum size hakkımı helal etmiyorum deyip gitti.” “ bu söz beni çok etkilemiş ve üzüldüm yeni bir şeyde istemedi. Sonra bu vatandaşı yakinen araştırdım, vatandaşın üç oğlu devlet kademelerinde çalışıyormuş. Ancak büyük oğlunun çok borcu var kendi borcunu ödeyemiyormuş, ikinci oğlu da çocuk okutuyor ekonomik sıkıntı çekiyor diğer oğlu faydasız kendine bile aldığını yetiştiremiyor.” “Çok üzülüp vicdanen rahatsız oldum gerçekten de ihtiyaç sahibiymiş çağırıp kendisine yardımcı olduk. Bu durum beni üzdüğü için kuruma altı kişi temizlikçi alacaktık birisini bu vatandaşı aldık. Kurum yetkilileri en çok bu adam çalışıp iş görüyor dediler. Bende bir vebal ve sorumluluktan kurtulmuş oldum.” Bir idareci Allahtan korkuyor ve vicdanının sesini dinliyorsa ondan korkmayın. Sayın valide aman boş ver deyip gönderebilirdi ama arkasını arayıp bir haksızlığı önlemiş oluyor ve dolayısıyla da 30 sene bu olayı unutmuyor. Bende dört yıl gibi geçici bir görevle Sosyal dayanışma vakfında görev yaptım, ekseriyetle yardıma müracaat eden yardıma muhtaç insanların durumlarını tahkikat yapıp heyete getirdim. Bu adama benzer çok insanlar gördüm ve çalışanı var diye yardım yapılmadı. Şimdi vatandaşın TC kimliği üzerinden ekonomik durumuna bakılıyor. Burada asıl olan tahkikat yapan kişi vicdani durumu Allah korkusu ile hareket ederek doğru yazılmalı, heyette buna riayet ederek yardım yapmalı. Toplantıya girenlerin çoğu memur olduğu için insanların bu durumunu pek bilmezler resmi evrak üzerinden hareket ederler. Bizim zamanımızda bir kadının kocası bir yıl falan kocası yurt dışında çalışıyormuş hastalanıp ölmüş eşinden kendisine o dönem üç bin lira geliyormuş, kadına yurt dışından maaş alıyorsun diye kömür vermiyorlarmış. Ben olayı düzgünce yazdım ve yardım aldı. Kadın bu parayı ancak kiraya verebiliyordu. Evet, hak etmeyenlerde var sürekli vakıf kapısında bekleyen daimi müşteriler var. Ama kendilerini gelip anlatamayan bu insanların elinden mutlaka tutulmalı, devletin malı inisiyatife göre değil hakkaniyet içerisinde dağıtılmalı. Devletimiz görevlileri de Sayın Vali Vasip Şahin gibi duygulu olmalı devletin malını gerçek sahiplerine vermeli. Elbet de bu ve benzeri idarecilerimizin sayısı çoktur bunları tebrik ediyorum.