DEMOKRASİMİZİN İSTİKBALİ ON YILLARCA KURBAN DERİSİ GASPINIDA UNUTMAMAKTIR!
Şimdilerde böyle bir sıkıntı olmaması nedeniyle şahısların parasıyla satın alarak inançları gereği kestirdikleri kurbanın derisinin kamu tarafından güvenlik kuvvetleri kullanılarak alındığı da sanki hiç yaşanmamış gibi unutturuldu. 2010 yılı 12 Eylül Referandumundan başlanarak ruhlarını 1 dolara emperyalistlere satan din ,vatan ve millet düşmanlarının 2016 yılı 15 Temmuz’undaki alçak kalkışması ihanetlerine Hakkın verdiği imanla milletimizin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına uyarak 250 Şehit ve binlerce gaziyle ellerinde al bayraklarıyla yerle yeksan edilmesinden sonra tüm kanun dışı engellerin ve kılçıkların temizlenmesiyle ülkemizin sivilleşmesi ve demokratikleşmesi çerçevesinde sağlanan iyileştirmelerin çoğu beşeri hafızanın nisyanla melül olması( yani her şeyi çok çabuk unutması) nedeniyle sanki asırlardır bu normalleşme ve sivilleşme varmış gibi kanıksandı.!!! ONLARCA YIL ALLAH(C.C.)’IN EMRİ GEREĞİ KESİLEN KURBANLARIN DERİSİ DEVLET TARAFINDAN GÜVENLİK KUVVETLERİYLE ZORLA ALINDI, VERMEYENLER İSE CEZALANDIRILDI!!! Tıpkı milletin kendisine vermediği yetkiyi Türk siyaset tarihinin alnındaki kara leke olan Güneş Motel skandalıyla aşarak kurduğu hükümette milleti akla gelen tüm ihtiyaç maddeleri kıtlığıyla perişan eden Ecevit in o zamanki ve daha sonraki sebep olduğu Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizi olan 21 Şubat 2001 Ekonomik krizindeki şimdikinin onarca misli sıkıntıda unutulduğundan başta bu sıkıntıya sebep olanların taraftarları olmak üzere kamuoyu devlet otoritesiyle kırsalda Jandarma ve ilçe ile şehir merkezlerinde Polis eliyle milletten zorla alınan Kurban derisi gaspı da sanki hiç yaşanmamış gibi unutuldu. Gelin bundan sonrasını meslektaşımız Yıldıray Oğur’un 17.06.2024 tarihli yazısının son bölümünden birlikte öğrenelim. Kurbanın derisine ne oldu? MİLLETİMİZİ KENDİ ÖZ YURDUNDA PARYA YAPAN 28 ŞUBAT POST MODERN DABESİNİN YAPILDIĞI 1997 MAYISI MGK’SININ 1 NUMARALI GÜNDEMİ “KURBAN DERİSİ GASPI” Mayıs 1997’deki MGK’nın bir numaralı gündemi kurban derisiydi. İçişleri Bakanlığı MGK’ya kurban derisi raporu bile sundu. 1998’de Çevik Bir bütün askeri birliklere THK’na deri toplarken yardım edin talimatı gönderdi. 28 Şubat’ın heyheyli günlerinde Milliyet gazetesinde çıkan bir fotoğrafta kestiği kurbanın derisini soyan yaşlı bir kasabın etrafında silahlarını çevirmiş üç jandarma nöbet tutuyordu. Fotoğraf altında şöyle yazıyordu: “Kurban derilerini izinsiz toplayanlara karşı illerde denetimi polis, köylerde ise jandarma sağladı.” Sadece ‘mürteciler’ değil, ‘bölücüler’ de kurban derisi topluyordu. 11 Mart 1998’de Van’da düzenlenen bir operasyonda yakalanan 13 köylü Van Emniyeti’nde basının karşısında el arabasında topladıkları kurban derileriyle birlikte çıkarıldı. Suçları PKK’ya yardım için kurban derisi toplamaktı. Vatandaşın derisiyle devleti bölüp, rejimi değiştireceğini düşünen bir devlet özel mülke el koyuyordu. Bu bir asırlık devlet-vatandaş ilişkilerindeki sorunları sembolize eden bir demokrasi sorunuydu. HÜKÜMET 2013 DE DEMOKRATİKLEŞME PAKETİYLE THK DERİ TOPLAMA TEKELİNİ FİLLEN KALDIRDI Nitekim bir Demokratikleşme Paketi ile çözüldü. Kurban derileri toplayarak büyümüş bir hareketten gelen AK Parti iktidarı 2013’deki Demokratikleşme Paketi’nin içine konan bir maddeyle THK’nın kurban derisi, sakatat, fitre ve zekat toplama tekeli fiilen de kaldırdı. THK, gözü havada değil yerde olan bir kurum oldu. Uzun süredir üniversitesi ve yolsuzluklar dışında adından bahseden yok. Türkiye havacılıkta derisiz büyüdü. Kurban derisini THK’ya kaptırmak istemeyen muhafazakarlar da buna öncülük etti. Türkiye Gündemi Vatandaşının etinden sütünden ve derisinden faydalanan devlet bunu artık sadece vergi toplayarak yapıyor. Kurban’ın eti, kemiği, derisi de vatandaşın. Kurban kesmek artık bir lüks. Büyükşehirlerde büyük bir zorluk. Galiba artık kurban derisinin peşinden de pek koşan kalmadı. Tarikatlar, cemaatler büyüdü, vakıflar serpildi, kurban derisine ihtiyaç kalmadı. Derilerin peşinden artık sadece Camiler, küçük dernekler koşuyor. Türkiye’nin her Kurban Bayramı yaşadığı bir güvenlik krizi, devlet-vatandaş gerilimi de aramızdan böyle sessizce ayrıldı. Allah kabul etsin.” Diye bitirdi. Mutlu atinin mazinin bilinmesinde olduğu gerçeğiyle yapılan maddi ve manevi zulümlerin unutulmaması dileğiyle. Yarınki Arife ile Çarşamba günü idrak edeceğimiz Kurban bayramımız mübarek olsun. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. (*) Bu günkü yazımda yer verdiğim meslektaşımız Yıldıray Oğur’un 17.06.2024 tarihli yazısının son bölümünü” https://serbestiyet.com/gunun-yazilari/kurbanin-derisine-ne-oldu-170963/” dan aldım. Rabbim kendisinden ve tüm sevdikleriyle sevenlerinden ve geçmişlerinden razı olsun. Ali Genç.