Cenaze adabı

Yayınlanma: 18.12.2016 19:09 Güncelleme: 18.12.2016 19:09

Doğarız, yaşarız ve bir gün gelir hayata gözlerimizi yumarız. Biz yaşayanlar da ölene karşı; son görevimiz olan cenaze faaliyetini gerçekleştiririz.Dinimizde; bir cenazenin nasıl defnedileceği belirtilmiş olmasına rağmen maalesef bir kısım insanımız bu görevi; olmadık hata ve saçmalıklarla yerine getirdiğini sanmakta veya işine öyle gelmektedir.Nasıl mı?Alın size yapılanlar:*Ölen zengin veya hatırlı ise; daha gür ve canlı, fakir ve sıradansa; daha cılız ve sönük sala veren bir kısım hocalar var,*Ölü evine eskiden yemek ikramı ile yapılan ziyaretin yerine; bu gün ölü evinden yemek beklemek ve yemek,*Cenaze namazlarında protokol yaratmak; dahası protokol gelinceye kadar cenazeyi musalla taşında saatlerce bekletmek,*Trafikte cenaze geçerken saygı duymamak,*Mezar başında para karşılığı dua okumak,*Üç yaşında ihmal sonucu ölen bir çocuk için cemaate: “Hakkınızı helal eder misiniz?” Diye helallik istemek. (Asıl çocuğa sormak lazım hakkını helal ediyor musun? diye)*Cenazeyi alkışlamak,*Şehit olanların; düğün ve eğlencede nasıl oyun döktürdükleri yayınlanıyor,*Cenaze başında tartışmak,*Ölenlerin taziye evlerine; hırsızlık amaçlı gelenleri duyuyoruz,*Cenaze başında timsah gözyaşları dökmek.Özet olarak yitirdiğimiz insanlığın; diriye de ölüye de saygısı kalmadı. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Allah sonumuzu hayır eylesin.Sevgi ve Saygılarımla

Devamını Okumak İçin Tıklayınız