AKSARAY’IN TURİZM (EVCİLİĞİ!)

Yayınlanma: 21.04.2026 10:00 Güncelleme: 21.04.2026 10:00

Yazının gayesi bağcıyı dövmek olmayıp aksine ,aksine eksikliklerini  lüzumu lisanla belirterek onunda hem  üzüm yemesini hem de ürününden  en iyi iyi şekilde faydalanmasına katkı  sağlamaktır. Yazıda eleştirilenler yani eksikliklerini belirttiklerim içinde göreve yeni başladığından Vali Duru dışındakilerdir.    Aslında ihmalkarlıklarıyla olumsuzlukları kanıksayanları nokta atışıyla da kimler olduğunu isim ve makamları , hatta  neyi yapmaları mümkünken yapmadıkların belirtebilirdim.   Fakat o zaman yazının maksadı üzüm yemek yerine bağcıya dönüşürdü.      Bu nedenle akla ziyan şekildeki  kanıksanan yanlışları ve olumsuzlukları önleme imkanı olanların  sorumlulukları bir birinden farklıda olsa Aksaray ilinin tüm  atanmış ve seçilmişleriyle Meslek Odaları, STK’ları ile medyasıdır.            Fotoğraf altı:  Lütfen  öncelikle yukarıdaki Erasmus çerçevesinde Avrupada olan ciğer parem Yunus Şammas'ımın  bulduğu Antik Çağ  Anadolu'sunda kurulan devletleri ve bu devletlerin sınırlarına iyi bakın!        Burada Kapadokya'nın girişimiyiz, kapısı mıyız. eşiği miyiz yoksa aksine bölgenin yüreği ve merkezi miyiz?       Fotoğraf altı:  Lütfen  öncelikle yukarıdaki Erasmus çerçevesinde Avrupada olan ciğer parem Yunus Şammas'ımın  bulduğu Antik Çağ  Anadolu'sunda kurulan devletleri ve bu devletlerden Kapadokya krallığı ile kırmızı daire içine alınan  o zamanki ismi Garsaura iken MÖ 1. yüzyıl ve. MS 17. yıl arasında yaşayan Roma devletine bağlı bölgesel Kapadokya kralı olan Archelaus (Arhelaos) tarafından yeniden imar edilerek ismine atfen “Archelais” yaptığı Aksaray'ın bölgenin neresinde olduğuna bakın.!                     Lütfen, Hakkın rızası için Oğlum Yunus Şammas'ım tarafından bulunup bana gönderilen Bu haritaya bakın!!! Bankınki hiç hak etmediğimiz asla ve asla da hak etmeyeceğimiz 1933'te 56 yıl sürecek ikinci ilçelik prangasına çarptırılmamızdan önceki yani 1920-33 yılları Aksaray ilini gösteren 1930 Türkiye haritasına bakın!!!                   Fotoğraf altı: Lütfen şimdide 1930 yılı Türkiye Haritası içindeki Aksaray'ımıza iyice bakın ve O zamanki il sınırlarımızı bir daha görün!!!       UMURSAMAZLIKLA 37 YILDA DAHA TURİSTİK YERLERİMİZİN AİDİYETİNİ KESİNLEŞTİREMEDİK! Türkiye idari sisteminde her il ile ilçenin ,hatta köylerin bile sınırları belli olmasına ve Aksaray’ın il olmasının üstünden 37 yıl geçmesine rağmen  kanıksanan akla ziyan umursamazlıkla daha sahip olduğumuz tarihi ve turistik yerlerimizin aidiyeti konusu bile halledilemedi. ATANMIŞ VE SEÇİLMİŞLERİN İLK İHMALİ DEĞERLERİMİZİ İNKARI ÜÇ YILDA BERTARAF EDİLEMEDİ!    2009’’un Eylül’ünde  Aksaray’ı çevre illere ve dünyaya bağlayan yollarla ve şehrimizin ana giriş ve çıkışlarından bu yolların bağlantısına konan yön ve mesafe levhalarında sahip olduğumuz ülkemiz geneli ile birlikte dünyada bilinen tarihi ve turist yerlerimizin yok sayılarak bu yollarda seyahat edenler mecburi yön olarak “Göreme’ye” yönlendirildiğini gördüm.   Hemen konuyu haber yapmamın yanında Mülkiyelisinden mahalli seçilmişler, ilçe seçilmişlerine , dönemin İGM üyelerine , milletvekiline durumu iletip bizzat kendilerini götürüp bu bizi inkar levhaları göstertmem üzerine bir tek telefonla giderilmesi mümkün olan bu sıkıntı maalesef 2011 genel seçimlerinde aday adaylıkları için kamu görevlilerinin istifası ile istifa edene vekalete kadar süren 3 yılda giderilemedi. AKSARAYIN MERKEZİNDE BAĞRINA KONAN İKİNCİ İNKAR UCUBESİDE YILLIRCA KALDIRILAMADI!!!    Aralıksız 3 yıllık azimli çalışmanın ardından yok sayılan Aksaray’ın tarihi ve turistik yerler isimlerinin karayollarındaki yön ve mesafe levhalarına konmasından sonra bağrımıza hem de şehrin girişine bir başka ucube levha ile sahip olduklarımızı içine alan sahip olduklarımız kendi toprağımızda maalesef bir kez daha akla ziyan şekilde yok sayıldı.    Bu ucubeyle Orta Çağ’da Anadolu da bulunan devletleri gösteren haritalar ile bir çok tarih ve coğrafya kaynağında merkezinde bulunduğumuz belirtilmesine rağmen Aksaray’ın merkezine girişe konan ”Kapadokya 70 Km” ucubesi onca mücadeleye, yazılı ve sözlü bilgilendirmeye rağmen yıllarca sonra ancak birkaç kişinin cesaretiyle bertaraf edilebildi. Onca kanıta ve bu kanıtlar kullanılarak yapılan yazılı ile sözlü bilgilendirmelere rağmen giderek azalsa da halen akla ziyan şekilde atanmış ve seçilmişlerimiz konuşmalarında kullandıkları sözleri  billboardlarda ,karayollarına konan levhalarla, mahalli seçilmişlerin otobüslere yaptırdıkları reklam maksatlı  giydirmelerde ” Kapadokya’nın girişi(!) , kapısı(!) ve eşiği(!)” bilmem nesi gibi saçma sapan ifadelerle kendi kendimizi  ve sahip olduğumuz kıymet biçilemez değerlerimizi inkar akla ziyan şekilde sürdürülüyor. ONCA SOMUT BİLGİYE RAĞMEN AKSARAY DIŞINDA VEYA SINIRLARI İÇİNE KONAN LEVHALARLA GÖZ BAKA,BAKA MERKEZİNDE OLMAMIZI OKLARLA KAPADOKYA BAŞKA YERLERDE GÖSTERİLİYOR!!!                  Fotoğraf altı: Lütfen birde birlikte  Mardin Çalış tayından dönerken Gazeteci Hüseyin Tosun tarafından çekilen bu iki fotoğraf bakarak akla ziyan  kanıksanmış ihmalkarlıkları ve bununla kıymet biçilmez değerlerimizin nasıl yok sayıldığını görün.!!!    Tam yapılan onca mücadelenin sonunda olumsuzluklar giderildi diyerek sevinirken maalesef görülenler bu sevinci kursağımızda bırakıyor.    Genel merkez yönetim kurulu üyesi ve Aksaray il temsilcisi olduğum TİGAD(Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği)’nin 18-21 Aralık’ta Şanlıurfa çalıştayından dönerken Otoban Alayhan gişelerinde “Kapadokya” yazan levhadaki okun komşu ile göstermesiyle yine kendimizi inkarı görünce kahroldum.    9-12 Nisan arasında ise TİGAD’ın Mardin çalıştayından dönerken E.90’daki yön levhaları yine beni kahretti.    Yoldaki yön levhalarında onlarca zamandır yapılan tüm yazılı ve sözlü çalışmalara rağmen  levhalarda tıpkı Alayhan daki levhadaki gibi okla Kapadokya bölgesi gösterilerek aynı levhada bulunan Aksaray’ın bu akla ziyan kanıksanan ihmalkarlık ,umursamazlıkla bizi yok saydıklarını görünce kelimenin tam anlamıyla kahrı perişan oldum.      2009’dan itibaren yaşanan ve biri giderildi derken bir başkasıyla aynı şekilde kıymet biçilmez değerlerimizin inkarı ile konuşmalardaki aslı, astarı dayanağı olmayanları asla hak etmiyoruz.  Bu akıl almaz kanıksanan umursamazlıklarla oluşan olumsuzluklar gibi karayolları ile otobandaki  birkaç ay içinde tespit ettiğimiz yön levhalarındaki inkar olan Otoban Alayhan gişelerindeki bağrımıza saplanan levhalardaki kendimizi inkarında zaman geçirilmeden bertaraf edilerek bu olumsuzlukların bertaraf  edilerek inkarın Turizm’deki evcilikten kurtulmamız, kurtarılmamız dileğiyle.      Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız