AKSARAYI İLÇE YAPILMAYI HİÇ HAK ETMEDİ!!!

Yayınlanma: 01.06.2026 08:44 Güncelleme: 01.06.2026 08:44

Aksaray’ın kesinlikle ilçeliği hak etmediğin ben söylemiyorum.   2197 sayılı kanun TBMM’sinde görüşülürken söz alan aslen Uşak ’lı olan 1 Mecliste Kütahya Milletvekilliği, daha sonra ise Aksaray Milletvekili olan Ahmet Besim Atalay beydir.     Besim Bey kanun 20 Mart 1933 günü görüşülürken söz alarak Aksaray’ın ilçe yapılmasının yanlışlarını belirtti.   Atalay umutsuzluk içinde de olsa “Acaba kanundan Aksaray’ın çıkartılmasına hükümeti ikna edebilir miyim” le  yaptığı konuşmada;     Bile bile söylüyorum. Hem ağlarım hem giderim diyen kızın hesabı. Ben de hem bilirim hem de söylerim.  Çünkü ben üç devredir Aksaray’ın mebusuyum. Orayı sevdim, oranın hayrına çalışmağa söz verdim. Efendiler, ben sevdiğim, inandığım, söz verdiğim bir şehrin hayrına çalışmazsam bana gevşeklik ediyorsun demez misiniz?” (Doğru sesleri). “Herhangi bir zaman, herhangi bir şeyi seversem, onun menfaatine çalışmağa söz verirsem nihayete kadar çalışmağa mecburum.   Biliyorum benim bu sözlerim Aksaray’ın mersiyesi gibi bir şey olacak (TBMM, ZC. 4. Dönem 15. Cilt 54. Birleşim: 197).   Bu giriş konuşmasından sonra Besim Bey, kararın iyice düşünülmesini tavsiye ederek daha önce bazı kararların isabetli olmadığını ve değiştirildiğini hatırlatmıştır.   “DAHA KÜÇÜK İLLERİ İLÇE YAPMIYORDA NEDEN AKSARAYI İLÇE YAPIYORSUNUZ?”     Konuşmasının devamında Aksaray’dan daha küçük (hem nüfus hem iktisadî bakımdan) vilâyetler lağvedilmezken neden Aksaray sorusunu haklı olarak sormaktadır.      Biz vilâyetleri çoğaltırken, zabıt cerideleri meydandadır, birçok nazariye serdettik, faydalarını saydık, döktük. O faydalar hâsıl olmamış mıdır ki bugün lâğvediyoruz?    Her hakikat tecrübe ile meydana çıkar.     Yapılmış bir tecrübe ile meydana çıkar. Yapılmış bir tecrübe varsa, vilâyet usulünün faydası görüldüğü hakikatidir.      Yalnız bu vilâyetin değil, birtakım vilâyetlerin dahi lâğvı düşünülmüş idi. Bu, memleketin hayrı içinse niçin tehir ediliyor? Bir gün evvel bunlar da lâğvedilsin, değilse niçin yalnız bu vilâyetin başına geliyor?        Arkadaşlar, Aksaray bugün mevcut vilâyetlerin birçoğundan nüfus ve mamuriyet itibarı ile çok yüksektir, çok iyidir.   Bir gelin vakarı ile süzülüp gelen güzel bir suyu vardır ve Basarabya [Besarabya, Moldova’nın tarihî adıdır] kadar güzelleşecek, zenginleşecek bir memlekettir. 150,000 nüfusu vardır.   Nüfusu bu kadar olmayan vilâyet size sayabilirim. Elimizde istatistikler vardır.  Eğer bu hakikî ihtiyaca müstenit ise daha az nüfusu olan vilâyetler niçin lâğvedilmiyor?       Varidatı umumiyesi kendisini idare etmeyen vilâyetler vardır.     Besim Atalay buradan sonraki bölümde Aksaray’ın diğer vilâyetlerden farkını istatistikî bilgilerle izah etmiştir.  Hâlbuki 200.000 liradan fazla muhasebe-i hususiye varidatı vardır.  Merkeze irsalâtı 100.000 liradır.    Birçok vilâyetler muallimlerin maaşını veremezken Aksaray vilâyeti her ay muntazaman memurlarının maaşını vermiştir.     Köyleri 298’dir.  Aylarca muallimlerin maaşlarını veremeyen vilâyetler varken, onlar duruyor da Aksaray her ay muntazaman muallimlerin maaşlarını ödeyebilecek kudrette olan bir vilâyetin lâğvı büyük bir zıya’ olmaz mı?    Hulâsa arkadaşlar, uzun bir istatistik yaparak vaktinizi almak istemiyorum, çünkü elinizde mevcuttur. Son söz olarak şunu söyleyeyim ki; Aksaray’ın çok güzel ve parlak bir mazisi vardır. Selçukoğulları zamanında ikinci payitaht idi.  Beyaz saraylar, darphaneleri, yeşil medreseleri ile kâinatın irfan merkezi idi.  Cumhuriyetten sonra mamuriyete kavuştu. Bahçeler, parklar yapıldı, ırmak kenarına ağaçlar dikildi.  Bunlardan başka 300 beygir kuvvetinde bir elektrik fabrikası yapılmıştır ki, bugün Nevşehir’e kadar gidecek kabiliyettedir.    Cumhuriyetin feyzinden, susamış bir âşık kadar, bol bol, kana kana istifade edecekken bundan mahrum edeceğinizi hiç ümit etmiyordum. Meselenin doğrudan muhatabı olan Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya, Aksaray da dâhil vilâyetlikleri ilga edilen şehirler için verilen kararın mantıklı olduğunu genişçe izah ederek sözlerini bitirmiştir. (TBMM, ZC. 4. Dönem 15. Cilt 54. Birleşim: 198). …   Binaenaleyh Aksaray hakikaten terakki etmişse o terakkiyi vilâyet merkezi olmasından ziyade Cumhuriyet idaresine medyundur.    Vilâyet merkezi olduğundan dolayı terakki etmiş değildir.   Yani Cumhuriyet idaresine nail olduğundan dolayı terakki etmiştir. (Şüphesiz sesleri). Besim Atalay Bey arkadaşımız çok güzel söylediler. Esasen güzel söylerler. Hakikaten çok müteessir oldum. Eğer eski zamanda olduğu gibi şairlere caize vermek âdeti olsaydı, ben de bu şaire bir caize olarak bunu bırakırdım.” Diyor.     Aksaray’ın asla ve asla hak etmediği bu sıkıntının bir daha oluşmaması için başta Aksaray’ın demiryoluna kavuşturulması ,can damarı E.90 karayolunu otobandan en az şekilde etkilenmesini sağlayacak 5 Şubat 2017 günkü Ulaştırma  bakanı Ahmet Arslan onaylı tedbirin alınmasıyla yılın 4 mevsimi 7/24 çalışacak bir hava limanına kavuşturulması dileğiyle. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. (*) Besim Atalay merhumun  bu günkü yazımda yer verdiğim konuşmasını” https://www.tarihinpesinde.com/dergimiz/sayi25/TP25_13.pdf “ den aldım.   Emeği geçenlere teşekkür ederim. Ali Genç

Devamını Okumak İçin Tıklayınız