130 Gazeteci ile Mardin’de 11’inci TİDAD Dijital Habercilik Zirvesi

Yayınlanma: 14.04.2026 13:22 Güncelleme: 14.04.2026 13:22

Hikâyenin başladığı yerde, Mezopotamya’nın kalbinde; gelenekselin itibarı ile dijitalin pratikliği arasında yeni bir köprü kuruldu. TİGAD organizasyonu ve Mardin Haber ev sahipliğinde üç gün süren 11’inci Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı, konvansiyonel medyanın dijital dönüşümünü tüm boyutlarıyla tartışmaya açtı.

Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği (TİGAD) ve Mardin Haber işbirliğiyle 9-12 Nisan tarihlerinde düzenlenen 11’inci Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı, Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Atatürk Konferans Salonu'ndaki oturumlarla gerçekleşti.   "Geleneksel gazetecilik ve geleceği", "gazeteciliğin etik değerleri", "gazetecilikte öne çıkan manşetler", "medyanın manipülasyon gücü", "Ortadoğu'da gazeteci olmak", "TV gazeteciliği ve ihbar hattı" gibi on temel başlık altında; gelenekselden sanal medyaya uzanan köprünün sac ayakları inşa edildi. İnternet medyasının ve gazeteciliğin önde gelen isimleri, teorik tartışmaların ötesine geçerek sahadaki deneyimlerini ve dijital dönüşümün kodlarını paylaştı.   Şehrin Nabzı: Valilikten Gazete Merkezine Medya Buluşmaları   Medyanın geleceğini ve dönüşümünü tartışmaya açmak için Mezopotamya’nın kalbinde, Mardin'de bir araya gelen gazeteciler, gerçekleştirdikleri çeşitli temaslarda şehrin nabzını ölçtü. Heyetin bu kapsamdaki durakları valilik, yerel yönetimler ve Mardin Haber Gazetesi oldu.   Bu temaslar, çalıştayın teorik tartışmalarını sahadaki gerçeklerle birleştirirken; dijitalleşmenin yerel yönetimlerdeki karşılığını ve şehrin huzur ikliminin bu tür organizasyonlara sunduğu zemini de görünür kıldı.   Haberin kalbine ve ev sahibine teşekkür ziyareti   Teorinin pratiğe dönüştüğü mutfağa, yani haberin merkezi Mardin Haber’e yapılan ziyarette; TİGAD Başkanı Okan Geçgel, gazeteci-yazar Latif Şimşek, Şırnak Ajans imtiyaz sahibi Halil Azizoğlu ve beraberindeki basın temsilcileri yer aldı.   Ziyarette ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mardin haber İmtiyaz Sahibi Murat Akgül, "Mardin’in dijital dönüşümün merkezi olması yolunda atılan bu adım bizim için çok kıymetli. Şehrimizin sesini dijital dünyada daha güçlü duyurmaya devam edeceğiz" dedi.   Ev sahipliği için teşekkürlerini ileten TİGAD Başkanı Okan Geçgel ise çalıştayın Mardin için önemine vurgu yaparak şunları ekledi: “Mardin Haber’in bu organizasyona omuz vermesi, yerel basının dijitalleşme vizyonunu kanıtlamıştır. Bu ev sahipliği, sadece Mardin için değil, bölge gazeteciliğinin geleceği için de çok kıymetlidir."   Valilik ve Belediyeye ziyaret   Aralarında Mardin Haber imtiyaz sahibi Murat Akgül’ün de bulunduğu TİGAD heyeti, program kapsamında Mardin Valisi Tuncay Akkoyun’u ve Artuklu Belediyesi'ni ziyaret etti.   Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in huzur ve güven ortamına vurgu yaparak şunları kaydetti: "Şehrimizin asayişini en üst seviyede tutmak için emniyet personeli sayımızı artırarak güvenlik birimlerimizi tahkim ettik. Yürüttüğümüz titiz çalışmalar neticesinde Mardin, bugün bölgenin en güvenli ve huzurlu şehirlerinden biri haline gelmiştir. Bu güven ortamı, dijital medya ve habercilik gibi kıymetli organizasyonların şehrimizde hayat bulmasına da zemin hazırlamaktadır."   Artuklu Belediye Eş Başkanı Mehmet Ali Amak ise yerel yönetimlerin dijitalleşme sürecindeki rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: "Mardin'in tarihsel birikimini dijital dünyanın imkanlarıyla geleceğe taşımak önceliğimizdir. Bu tür çalıştaylar, şehrimizin tanıtımı ve yerel basının güçlenmesi adına büyük önem taşıyor. Belediye olarak medyanın dönüşümüne destek vermeye devam edeceğiz."   "TBMM komisyonlarında söke söke haklarımızı aldık"   Çalıştayın açılış konuşmasını yapan TİGAD Başkanı Okan Geçgel, dijital gazeteciliğin çeyrek asırdır yasal bir dayanağı olmadan yapıldığını ve mevcut kazanımların TİGAD'ın çabalarıyla elde edildiğini belirterek, "TBMM komisyonlarında söke söke haklarımızı aldık" dedi.   Bürokrasiye çağrı yapan Geçgel, şu cümleleri aktardı:   “TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nun paydaş derneği olarak o dönemin komisyon başkanı, şu anda da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Hüseyin Yayman ile beraber mücadele ettik. Basın Kanunu’na ek bir madde eklendi. Bizim istediğimiz gibi bir kanun olmadı. Yetersiz ama yetersiz de olsa evet dedik. Çünkü dijital medyanın yasalarca tanınması lazımdı. Bugün dijital medyada çalışan arkadaşlarımız Basın Kartı ve basın ilan hakkından yararlanıyor. İşte bu TİGAD’ın başarısıdır.”   Sözlerini noktalarken, "Basın kartlarını meslek odaları vermeli. Bir kurumdan kart alıyorsak, o kurumdan bağımsız olamayız!" diyen Geçgel, "81 ilde 81 çalıştay" mottosuyla ülkenin her yerinde basını konuşmayı hedeflediklerini açıkladı. Geçgel’in bu ifadeleri salondan yoğun alkış aldı.   Çalıştay Gündemi: Gelenekselden Dijitale Medyanın Yol Haritası   Gazeteciliğin Ontolojisi: Gelenekselden Sanal Medyaya Dönüşüm ve Gelecek Dijital medya haberciliğinde başarının geleneksel medya disiplininden geçtiğini vurgulayan Latif Şimşek, geleneksel gazetenin fiziki varlığının ötesinde, bu köklü anlayışın dijital habercilikle harmanlanmasının asıl başarıyı getireceğini belirtti. Şimşek, geleneksel medyanın zamanla yerini tamamen dijital mecralara bırakacağı öngörüsünde bulundu. Hürriyet Gazetesi Yazarı Zeynep Bilgehan ise sanal medya gazeteciliğine geçişin kodlarını paylaşarak, dijital platformların habercilikteki dönüştürücü etkisine ve bu yeni ekosistemin sunduğu fırsatlara dikkat çekti.   Dijital Çağın Vicdanı: Yeni Nesil Gazetecilikte Etik ve Manipülasyonla Mücadele   Dijital medya habercilerinin önündeki akredite engeline değinen Haberler.com Genel yyaın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, geleneksel medyanın dijital medyayya duyduğu görübürlük ihtiyacını aktardı;   “Akredite olduğu zaman öncelik geleneksel medyaya veriliyor ama 'Şunu bir alır mısınız?' ricası oluyor. Çünkü bizim yazılarımız milyonlarca okunuyor; bu bir ihtiyaçtır. Bu mücadeleyi kazandık, basın kartını aldık; şimdi ise akreditasyon mücadelesi veriyoruz. Geleneksel medyanın bir fotoğraf için verdiği mücadeleyi saygıyla anıyorum fakat bizim de bu alanda bulunmamız gerekiyor." Medya ve Manipülasyon başlığında değerlendirmelerde bulunan Haber Global Program Yapımcısı *Dilara Sayan*, küresel medyadan çarpıcı örnekler vererek algı yönetiminin işleyişini şu sözlerle açıkladı:   "Gazze’ye operasyon: Hamas üyeleri öldürüldü" başlığı ile "Gazze’de masumlar öldürüldü" başlığı; aynı olay ve aynı mekânda geçmesine rağmen bambaşka iki gerçeklik sunuyor. Biri 'terörist' diyor, diğeri 'masum'. Peki, hangisi gerçek? Bu noktada gerçeği bizim vicdanımız tayin ediyor; her iki taraf da kendi zaviyesinden bir gerçeklik anlatıyor ancak algı, kimin nasıl anlattığına göre şekilleniyor. Çoğu zaman haber başlığına aldanıp tıklıyoruz fakat içerik bambaşka çıkabiliyor. Son ABD, İran ve İsrail gerilimlerinde de benzer bir durum yaşandı; sorular netti ama alınan cevaplar asla tatmin edici olmadı. Savaşın meşrulaştırılma yöntemi, tamamen kullanılan bu söylemlerde gizli.”   Haberin Anatomisi: Manşetin Sırrı, Dosya Haberciliği ve TV Yayıncılığı   Diriliş Postası Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ersoy Dede, dünyada geleneksel ve dijital medya payının %75’e %25, Türkiye’de ise %55’e %45 olduğunu belirterek dijitalin zamanla hakimiyet kuracağını vurguladı. Ancak dijitalden elde edilen aslan payının Meta, Google ve TikTok gibi çok uluslu şirketlere gittiğini, bu durumun okurlar ve medya emekçileri açısından haksız bir dağılım yarattığını ifade etti. Google'ın veriyi doğrudan kendi veritabanından sunarak trafiği ve kazancı kendine çekmesine dikkat çeken Dede, medya sektörünün yasal haklar kadar bu gelir adaletsizliğine karşı da mücadele etmesi gerektiğini belirtti.   Gazeteciliğin sermaye ile imtihanına dikkat çeken ODA TV Yazı işleri Müdürü Mustafa Ülker Yücel bir hakim ve bir albayın hedef alındığı iki çarpıcı haber üzerinden "yazılanla gerçeğin taban tabana zıt" olabileceğini gözler önüne serdi. Gazete sahibi şirketlerin kendi çıkarları uğruna kamu görevlilerini nasıl hedef tahtasına koyduğunu ayrıntılarıyla anlatan Yücel, kalemini şirket menfaatlerine kiralayanlara sert tepki gösterdi. Gazeteciliğin özünde bir "fark etme, iz sürme ve yarının tarihini not düşme" mesleği olduğunu vurgulayan Yücel, mesleki ilkelerinden ödün vermeyen yerel gazetecilere teşekkür etti.   Akit TV Haber Müdürü Uğurcan Gökçe ise TV gazeteciliği ve İhbar hattı başlığında izleyici verisinin televizyon haberciliğindeki rolünün iyi değerlendirilirse belirleyici olduğunu anlattı. Eskiden bir gazetenin bazen bir hafta sonra bölgeye ulaştığını anımsatan Gökçe teknolojik dönüşümün bilginin yayılma hızını artırdığını vurguladı   Zor Coğrafyada Hakikat Arayışı: Ortadoğu’da Gazeteci Olmak   Ortadoğu coğrafyasında gazetecilik yapmayı, mayın tarlasına düşen bir futbol topunun patlamaması durumunda maça devam etmeye benzten Şırnak Ajans İmtiyaz Sahibi Halil Azizoğlu, bölgedeki habercilik şartlarının taşıdığı hayati riski bu çarpıcı örnekle gözler önüne serdi.   "Oynadığımız plastik top uluslararası sınırı geçer, Suriye’ye giderdi. Şanslıysak biri topu geri atardı ama mayın tarlasına düşerse geri gelmezdi. Amcalarımız, dayılarımız bir anda 'kaçakçı' konumuna düştü; o mayın tarlalarında cesetlerini gördük. Hiçbir gazeteci Ortadoğu’da bir gücün yanında olmamalı; çünkü dengeler hep değişiyor. Gazeteciler gazetecilikten yana olmalı, güçten yana değil. Algı operasyonları yapmamaları lazım. 'Bağımsızım' diyorsan bunu korumak zorundasın. Herhangi bir militarist gücün yanında olduğunda gazeteci değilsin, o gücün basın danışmanısın. Haberden yana olmalısın, güçten yana değil. Birçok kişi manşetlerde 'terörist' iken sonra yönetici oldu, kırmızı halılarla karşılandı. Gazetecilik bir meslek değil, bir felsefedir; burası seni yontuyor."   Demokrasinin Kılcal Damarları: Yerel Medyanın Gücü   Yerel medyanın gücü konu başlığıyla söz alan Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim, dijital platformların habercilikte belirleyici unsurlar olduğunu vurgulayarak, sosyal medyanın haberlerin yayılma hızını ve erişim gücünü katladığını belirtti. Yetim, tek bir haberin kısa sürede milyonlarca kişiye ulaşabildiğini, bazı içeriklerin ise uluslararası medya kuruluşları tarafından da takip edilerek gündeme taşındığını söyledi.   Sahadan Gelen Eksik Not: 10’uncu Başlığa Lübnan Engel   Çalıştayın planlanan 10’uncu başlığı olan "Savaş ve Saha Muhabirliği" oturumu, ders niteliğinde bir gerekçeyle gerçekleştirilemedi. Oturumun konuşmacısı Mehmet Geçgel’in, o sırada sıcak bölge Lübnan’a göreve gitmesi nedeniyle bu başlık boş kalsa da; aslında bu eksiklik, saha muhabirliğinin "planlanamaz" doğasını ve haberciliğin hayatın tam ortasında devam ettiğini kanıtlayan en somut ders oldu. Çalıştay boyunca devam eden akademik ve mesleki ciddiyet, yerini Mardin'in kadim sokaklarındaki geziyle birlikte nüktedanlığa bıraktı. Özneler gazeteci olunca, yoğun tartışmaların yorgunluğu da ancak mesleğin o kendine has esprileriyle alınabilirdi.   3000 Yıl Öncesinden Bugüne Mardin; Mezopotamya’nın Efes’i Dara Antik Kenti   Dara Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kültür turuyla; gelenekselden dijitalleşmeye yoğrulan ve taş sokaklarda atan bir kalbin izi sürüldü. Dara ve Kasımiye Medresesi’ne yapılan gezilerde; medyanın o keskin, net ve bazen de kasvetli resmiyeti, yerini gazetecilerin nükteli kişiliklerine usulca terk etti.   “Sırtınızı Kilise’ye dayayın!”   Gezi sırasında fotoğraf çekimi için kitleyi organize etmek isteyen Şırnak Ajans İmtiyaz Sahibi Halil Azizoğlu’nun ince ve zeki çabası güldürürken, bir yandan da düzeni sağladı. "Sırtınızı kiliseye dayayın!" derken aslında sadece bir yön belirtmiyor; bin yıllardır birlikte yaşamanın verdiği o güven hissini de bir kez daha tezahür ettiriyordu.   İşte böyle bir coğrafyada; kardeşliğin sadece siyasi argümanlarda yan yana gelen harflerden ibaret olmadığını; güvenin, hoşgörünün ve birlikte nefes almanın vücut bulduğunu gördük. Mardin’de iletişimi konuşmak; iletişimsizliğin getirdiği o yıkım ortamında, iletişimin birleştirici gücüne dair tohumları yeniden yeşertmektir.   Zihinlere ciddiyet yüklendi, kadim duraklar ziyaret edildi, tarihle kültür harmanlandı; şimdi ise söz sırası, gönülleri telden tele bağlayan sıra gecesinde…   Mağara Temalı Gala Gecesi: Gerçek Duyguların Sahnesi   11’inci Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı, üç günlük yoğun temponun ardından Bilen Hotel’deki mağara konseptli balo salonunda düzenlenen gala gecesiyle taçlandı. Gece; yerel sanatçıların sahne aldığı, halayların çekildiği, dansların edildiği ve çiğ köftelerin yoğrulduğu unutulmaz anlara sahne oldu. Medya ekranlarının, stüdyoların ve yapay ışıkların yerini; Mardin’in samimiyetinde filizlenen o gerçek duygular aldı.   Dayanışma gecesinde konuşan TİGAD Başkanı *Okan Geçgel*; Artuklu Belediye Eş Başkanları Münevver Ölker ve Mehmet Ali Amak, Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mehmet Çelik ile bölge başkanlarına katılım ve desteklerinden dolayı teşekkürlerini iletti. TİGAD’ın 14. buluşması ve 11. çalıştayının Mardin’de oldukça verimli geçtiğini belirten Geçgel, “Tabii ki her güzel başlangıcın bir sonu oluyor; hamdolsun bu çalıştayımız da başarıyla tamamlandı” sözlerine yer verdi.   Gecede gazetecilerin halayları ve dansları renkli görüntüler oluştururken; Mardin Haber İmtiyaz Sahibi Murat Akgül’ün “Biz haber yazarken acı çekiyoruz” sözleri, gazetecilerin sadece bilgi aktaran değil, haberi bizzat yaşayan kişiler olduğunu bir kez daha hatırlattı.   "Biz Haber Yazarken Acı Çekiyoruz”   Çalıştaya katkılarından dolayı Uluslararası Sosyal Medya Kullanıcıları Kurulu Derneği (USMEK) Genel Başkanı İzzet Aydın tarafından, Mardin Haber İmtiyaz Sahibi Murat Akgül ve Mardin Haber Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cemal Çetin’e armağan takdim edildi. Gecede söz alan Akgül’ün, *“Biz haber yazarken acı çekiyoruz”** sözleri; gazetecilerin sadece haber veren değil, haberi bizzat yaşayan kişiler olduğunu bir kez daha hepimize hatırlattı. Tören, Mardin Haber emekçilerinin sahneye davet edilerek çektirdiği anı fotoğrafı ile sona erdi.  

Devamını Okumak İçin Tıklayınız